"𝗕𝗲𝗻, 𝗛𝗶𝗴𝗵𝗯𝗲𝗹𝗹 𝘃𝗲 𝗢𝗿𝗲𝗮'𝗻ı𝗻 𝗔𝗹𝘁ı𝗻𝗰ı 𝗞𝗿𝗮𝗹𝗹ığı'𝗻ı𝗻 𝗵ü𝗸ü𝗺𝗱𝗮𝗿ı 𝗞𝗿𝗮𝗹 𝗠𝗶𝗱𝗮𝘀'ı𝗻 𝘀𝗲𝘃𝗴𝗶𝗹𝗶𝘀𝗶𝘆𝗱𝗶𝗺.
İ𝗻𝘀𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿, 𝗵𝗲𝗺 𝗱𝗶ğ𝗲𝗿 𝗸𝗿𝗮𝗹𝗹ı𝗸𝗹𝗮𝗿𝗱𝗮𝗻 𝗱𝗮𝗵𝗮 𝗳𝗮𝘇𝗹𝗮 𝘇𝗲𝗻𝗴𝗶𝗻𝗹𝗶ğ𝗲 𝘀𝗮𝗵𝗶𝗽 𝗯𝘂 𝗦𝗮𝗿𝗮𝘆ı 𝗵𝗲𝗺 𝗱𝗲 𝗯𝗲𝗻𝗶 𝗴ö𝗿𝗺𝗲𝗸 𝗶ç𝗶𝗻 𝗯𝘂𝗿𝗮𝘆𝗮 𝗮𝗸ı𝗻 𝗲𝗱𝗶𝘆𝗼𝗿𝗱𝘂.
𝗕𝗲𝗻 𝗮𝗹𝘁ı𝗻 𝗯𝗶𝗿 𝘁𝘂𝘁𝘀𝗮𝗸𝘁ı𝗺.
𝗩𝗲 𝗯𝘂𝗿𝗮𝘀ı 𝗯𝗲𝗻𝗶𝗺 𝗴ü𝘇𝗲𝗹 𝗵𝗮𝗽𝗶𝘀𝗵𝗮𝗻𝗲𝗺𝗱𝗶."
Şimdi söze nereden nasil başlasam bilemiyorum.
Söyle düşünün her şeyin etrafınızdaki herseyin som altından olduğunu, ve hatta kendinizin bile saç teninize kadar altın olduğunu,ve çok sevdiğiniz adam tarafından devasa bir kafeste tutulduğunuzu, fakat o kadar minnet ve aşk dolusunuz ki tutuldugunuz kafeste sevdiğiniz adamın sizi hapsettiği esarete bile körsünüz, hatta onun gözününuzun önünde kraliyet semerleri denilen kadınlarla birlikte olduğunu, ahh düşünemezsin değil mi?
Tutuldugunuz kafes altından dahi olsa kafes kafestir.
Ve Auren son 10 yıldır Kral Midas'ın altın gözdesidir.
Kral'a duyduğu aşk ve minnet duygusu o kadar fazlaki aslında içinde bulunduğu esareti güvenli bir kapı olarak görüyor.
Taki Kral onu beşinci krallığı elde etmek ,ve istediğini almak için bir malzeme olarak kullanana kadar işte o zaman Auren farklı bir uyanış yaşıyor.
Kitapta yok yok
Olaylar olaylar aşırı akıcı.
Kral Filke olayı hiç tahmin edemediğim şekilde ilerledi .
Kral Midas'ın aç gözlülügü başına büyük belalar açacak farkında degil.
Auren 'in kafesten çıktıktan sonra yaşayıp gördükleri hassasiyeti o kadar güzeldiki.
Her krallığın ve kralın kendine has özellikleri ve Kral Midas'ın dokunduğu herseyi altın haline getirmesine rağmen halkının şehrin bazi kesimlerde açlıkla sınanmasi ve bunu Auren'in gormesi ,beşinci krallığa giderken Sail ile dostluğu ve Sail'in başına gelenler.
Korsanlar
Feyler
Ve bence kitabın devam kitaplarında aşık olacağım ve ana karakterimiz olacak Komutan Rip.
Kitap aşırı iyiydi özellikle bir giriş kitabı