“...
Haydi Akhilleus, yen ulu yüreğini,
taş yürekli olmak yakışmaz sana,
tanrıların bile yumuşadığı saat var,
oysa güçte, erdemde, ünde senden üstündürler.
Gün olur yanılır, suç işler insanlar,
güzel adaklar, sunularla yalvarırlar,
kurban yağlarıyla yumuşatırlar tanrıları.
...”
“...
Agamemnon kandıramaz bundan böyle hiç kimseyi,
değeri bilinmiyor canla başla dövüşenin,
bu ortada bir şey besbelli.
Bir pay alıyor geride kalanla canını dişine takan,
bir tutuluyor korkakla yürekli.
Dişime taktım canımı, savaştım bunca yıl,
bunca acıya katlandım da ne kazandım ki.
...”
“Ulu canlı Tydeus’un oğlu, soyumu ne sorarsın?
Yapraklar gibidir insan soyu.
Bir yandan rüzgâr bakarsın onları döker yere,
bir yandan bakarsın bahar gelir,
yenilerini yetiştirir, yeşertir orman,
böylece soyların biri göçer, biri doğar.