Zannetmiyorum böyle bir insan olduğumu. Hayatını düzenli planlar içerisinde, yıllarını ön görerek yaşamak isteyen bir insan olduğumu. İtiraf etmek tuhaf hissettirse de plansızlıktan hoşlanırım. Akıntının beni götürdüğü yere gitmeyi. Bu aktığım nehrin nereye vardığını bilmek istemediğim anlamına gelmez. Nasıl bir hızla akıntıda ilerlediğimi bilmek istememdiğimi de söylemez. Sırt üstü yatıp kendini bırakmak ve arada başını kaldırıp nereye gittiğine bakmak; akıntının hızını, kokusunu, gittiği yeri beğenmezsem bir iki manevra ile ve biraz emekle değiştirivermek. Sürekli çırpınmak ve düşünmek değil, sakin ve emin olmak.