Bedenini bir ılıklık, bir gevşeme ve uyuşukluk kaplamıştı. Kımıldamadan oturuyordu fakat uyanıktı. Bilinci yerindeydi. Kapıya bir kelebek konsa yerini belirleyebilirdi. Buna karşın yaşadığı dünyayı unutmuş gibiydi. Gökyüzü, yeryüzü, ağaçlar, insanlar kısaca her şey, sonu olmayan boşluğun içindeydi ve o, bu uçsuz bucaksız yerin tek sahibiydi.
— Unknown