Bu dünyada önümüze geleni kabul etmemize neden olan, ama bu dünyanın kendisini bize kabul ettirecek güçte olmayan bir bayağılık vardır. Böylelikle hem Hayat’ı boşlayıp hem de onun dertlerine tahammül edebilir, hem Arzu’yu reddedip hem de kendimizi arzunun aktığı mecralarda sürüklenmeye bırakabiliriz. Varoluşa rıza göstermede bir nevi alçaklık vardır; kibrimiz ve pişmanlıklarımız sayesinde, ama özellikle de bizi korkaklığımız yüzünden ağzımızdan alınmış nihaî bir tasdike doğru kaymaktan koruyan melankoli sayesinde, bu alçaklığın elinden kurtulabiliriz. Dünyaya evet demekten daha aşağılık bir şey var mıdır? Oysa o muvafakati, o usandırıcı tekrarın örneklerini, yalnızca içimizde bayağılığa karşı olan her şey tarafından inkâr edilen o hayata bağlılık yeminlerini sürekli çoğaltırız...