Acıma bu, diye düşündü, sonra başını şaşkınlıkla kaldırdı. Bu kadar canavarca bir duygunun erdem sayılabilmesi için bu dünyada müthiş bir terslik olması gerektiğini düşünüyordu.
Bizim toplumumuz gibi koskoca bir makineyi; levyelerle, kayışlarla, birbirine geçen dişlerle dolu bir makineyi ancak bir ordu çalıştırabilirmiş gibi görünen bir mekanizmayı görmek; sonra küçük parmağını hayati bir noktaya, onun ağırlık merkezi sayılacak yere dokundurduğun anda, makinanın tümünü işe yaramaz bir enkaz haline dönüştürebildiğini seyretmek sana da ilginç gelmiyor mu?