12-13 yaşındaydım sanırım. Bundan öncesinde asker, şehit, terör kavramları bende çok da bir şey çağrıştırmıyordu. Sonra abimin askerlik yaşı geldi çattı. Konvoylar, süslenmeler, Fotoğraflar. Keyfim gıcır. Sanarsın abimi tatile gönderiyoruz, kafam o kadar basmıyor ki. Abim bir gitti, ben o zaman anladım. Asker ne demek, özlemek ne demek, şehit düşmek ne demek. Her gün canımı sıkıyor diye kanalı değiştirdiğim haberleri ağzım açık izler oldum. İnsanoğlu işte hala bencil, abimin olduğu ilin adını duyunca haberin sonuna gelene kadar nefesimi tutuyordum. Canım benim birgün bize sürpriz yapıp izne çıkmış gecenin 2-3 ünde bir uyandım, yüzü güneşten yanmış, zayıflamış, zor tanıdım. Sağ Salim geldiği halde insan o haline bile üzülüyor. Ya hiç gelemeyenler, dönemeyenler..Benim hikayem şükür ki mutlu bitti. Ama uzun zaman önce candan bir parçayı askere göndermek ne demekmiş anlamama vesile oldu. Yaşamadan, tecrübe etmeden yerine koyamadığımız kocaman bir acıdır şehitlerimiz. Onlar sağ dönmezlerse..
#alışmaTürkiye