Bert Hellinger’in “aile dizilimi” dediği şey, aslında Zulu kabilesinin atalara tapınma inancının modern bir paketlenmiş versiyonudur.
Batı’da “terapi” diye sunuldu, Türkiye’de “kişisel gelişim” adıyla yayıldı!
Sofra duasını biri yapar, cenazede duâ bilmeyen Fâtihâ okur, Asr suresini birileri bilir.Hep dibimizde duran ama tanışmak istemediğimiz bir yabancıdır bu din.
İslam’ın kökeni, kaynağı ve şiarları apaçık vahiydir; kökü Kur’an’dadır, Aleyhisselam Efendimizin sünnetlerindedir. Bunu Hinduların putperest ritüellerine, Budistlerin meditasyon tekniklerine yamamak, aslında İslâm’ın özünü sulandırmak ve halkı aldatmaktır.
Hakiki Allah dostları dâhi dillerinden “estağfirullah” kelâmını düşürmeyerek ancak kişinin kendinin kurtarıcı ibadetlere yönelmelerini teşvik ederken!
Bioenerjide “enerjiyi evrenden alıyorum, sana aktarıyorum” denir ya da Şâfi olandan alıyorum denir!