İslam üzerine konuşma yapmaksızın neredeyse geçmiş 1400 yılın, hiçbir coğrafyada tarih yazılamaz. Bu düzeyde dünyayı değiştirmiş bir fikir hakkında konuşuyoruz. Bu fikrin temas etmediği hiçbir coğrafya, toplum ve düşünür olmamasına rağmen, bu fikrin en temel meselesi olan iddiayı bir “bilinemezlik” arkasına alarak koca bir İslami metinler dizisi ve medeniyet hakkına yorumlar yapamayız.
Nebi’nin(sav) hayatının muhtelif yönlerinden birinde, detay içeren bir davranışının ne anlam ifade ettiğini konuşmuyoruz. Onun hayatı ile ilgili ana arter meseleleri konuşuyoruz. Nihayetinde, insanlık tarihini 1400 yıldır etkilemiş ve batıda bile üzerinde çalışmalar yapılmak zorunda kalınan bir dönem hakkında, henüz ilk ve en temel konuyu tartışıyoruz.
İnsanlar tarihi şahısların tamamını kompozisyonlar üzerinden anlamaya çalışırken söz konusu İslam Peygamberi olduğunda, sadece cımbızlanmış itirazlar ile biyografiler yazılabileceğini düşünüyorlar.
Kuran, ondan haberdar olan tüm toplumların pür dikkat incelemekte olduğu, tüm spot ışıklarının kendisine yöneldiği bir kaynak olma özelliğini en başından beri haizdir. Şayet onda, kolayca anlaşılabilir hatalı bir tarihi bilgi olsaydı bu, toplumda büyük çalkantı yaratırdı.