Ayşegül parlak

Ayşegül parlak
@Ruhsuzsoneler
2 okur puanı
Ekim 2024 tarihinde katıldı
Hayallerimde yaşıyorum ve çoğu kişinin aksine bunun saçma bir şey olduğunu düşünmüyorum. Her dünyadan kaçan insanın sığındığı bazı rüyalar vardır ve ben de buna sahibim diyorum, hiç de dışlanmış hissetmiyorum. Kendi karanlığımda boğulduğum her anda onun pembeliklerine bırakıyorum kendimi; kanatlarımı takıyorum ve süzülüyorum daha önce hiç yapmadığım gibi. Ne zaman kendi kararlarımdan pişmanlık duysam daha iyilerini onlardayken veriyorum. Kendi öz hayatımda yapamadığım her ne varsa onların birinde gerçekleştiriyorum: kimseyi umursamıyorum ve bir seferliğine bile olsa kendi istediğimi yapıyorum. İnsanların ne düşüneceğini, dışarıdan nasıl gözüktüğümü düşünmüyorum, cahilce fikirleri dinlemeye değer bile görmüyorum çünkü yalnızca kendim ile baş başa olduğumu biliyorum en saf halimi kendime sunuyorum. Ne vakit kendi yolumda gitsem hata yapacağımı varsayardım bir zamanlar şimdi bakıyorum da her şey tıkırında tam da bu yüzden dışarıdan deli olsam ne yazar kendi dünyamda bir bilgeyim diyorum. Yalnız kendi hükümlerimin geçtiği o kaledeyim ve kendim ile olmaktan keyif duyuyorum o aynaya nefret ile bakmıyorum, olduğum kişiyi seviyorum birinden sevgi beklemiyorum. Tam da bu yüzden artık gülüyorum ağlamanın bir şeyi çözmeyeceğini biliyorum. Günün sonunda tek bir şey bekliyorum, onu da yalnızca kendimden istiyorum.
Duygu ve Düşünce
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Hayır hayır, anlamıyorsunuz. Ben onu gülüşünden tanırım. Ayaklarını yere vuruşundan. Hüzünlendiğini tek bakışından, Mutluluğunu sesinin tonundan. Adımdan daha iyi bilirim onu, ona olan sonsuz aşkımı. Kalbimin yolundan bir köprü uzanır ona doğru, belki kalbim harabeler ile dolu ama ona doğru attığım her adım bir taş kadar sağlam. Ona doğru adımladığım her günde bir öncekinden daha huzurlu ruhum, ona yaklaştıkça evine biraz daha yaklaştığını bilmekte bedenim. Şimdilerde ise ay ışığı altındaki yüzünü izlemekteyim, hiç mahçup değilim böyle bir güzellik karşısında yenilmekten. Yalnızca büyük bir şaşkınlık içerisindeyim mümkün mü böylesi diye. Derin bir nefesi ciğerlerime doldurmaktayım, midemde en güzel kanatlı kelebekler uçuşmakta, hoş kokusu ile mest oluyorum bir yandan. Ellerimi uzatıyorum, altın sarısı saçları parmaklarım arasında usulca uçuşuyor. Gözleri kapalı ve hatta derin bir uykuda olsa bile hissediyorum deniz mavisi gözlerini, onların altındaki ağırlığı. Yüzüne eğiliyorum hafifçe, burun uçlarımızı birbirine sürtüyorum, nefesini nefesimde hissediyorum ilk kez nefes alıyor gibiyim o dakikalarda. Bu hareketim ile genişliyor pembelikleri, sanırım benim soluğum da onun ilk nefesi diye geçiriyorum içimden. Uykusunda dâhi olsa bana gönderdiği o gülücük ile mahvoluyorum. Bedenim titriyor güzelliği karşısında, bunu kelimelere nasıl dökeceğim hakkında en ufak bir fikrim yok ama ihtiyaç duyar mıyız ki biz kelimelere, benim yaptığım gibi o da anlamaz mı tek bakışımdan aşkımı, kapıları yalnızca ona açık olan kalbimin yolundan adımlamaz mı bir gece yarısı bana doğru.
Sözcüklerin anlamsız kaldığı o vakitte Kuşlar bile yabancı ötüyor Şarkılar susuyor ve şiirler ağlıyor Bir yavru pencereden uzaktaki annesini bekliyor Oysa cennete gidenler geri dönmüyor Gün batıyor yenisi doğuyor Yeminler ediliyor İhanetler çoğalıyor Gözünde aşk gördüğün o adam Bir başkasına vuruluyor Seni öteliyor Ellerimi tut diye yalvardığın vakit Çukurların daha da derinleşiyor Sırtını yasladığın duvar ufalanıyor bir kum gibi Anlam veremiyor yalpalıyorsun Kimsesizliğin koynunda Yapayalnız ölüp gidiyorsun
Bir buket vereceğim sana, Göz yaşlarımın çiçeklerinden. Kalbimi esir edişinin anısına, Aşkım gibi o da sürecek sonsuza. Şimdi ise dikilmişim evinin önüne, Bekliyorum belki fark edersin beni diye. Kalbimi de almışım avcuma, Emanet edeceğim onu da sana. Çok mu zor anlamak aşkımı Gözlerime bakınca. Yalnızca bir işaret ver bana, Güllerimden dizeyim yollarına.

Ayşegül parlak

, 1000Kitap'a katıldı.