Rukiye Çoban

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i... Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? "Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ölüm Allah’ın emri, ayrılık olmasaydı…
Mete Yzb’nın Mektubu -Nefes
Canım, birtanem, çiçeğim, aşkım... ‘Keşke’ diyemeyeceğim kadar uzağım artık. Başını göğsüme koyduğunda nefesim dolaşsın isterdim yüzünde O kadar ısıtmak isterdim ki nefesimle sırtını Keşke yüreğine en güzel aşk şarkılarını fısıldayabilseydim Yapamadım aşkım Kelimelerden utandım Ellerim ellerini sevdi çiçeğim Dudaklarım koynunu Gözlerim yüreğini O güzel, içinde güneş saklı yüreğini Zannettim ki bakarsam korkmadan bulutlara korkar kaçarlar Elimden bir şey gelmiyor. Artık çok geç Yalvarırım kızma bana Hain bir bulut gözlerimi esir aldı aşkım Kapatamadım Olmadı aşkım Onlar kaçacağına ben bulut oldum Güneş dolu yüreğine yağmurlar yağdırdım Affet beni Çevremi saran bulutları dağıtmaya yetmedi rüzgarım Sesini duyar gibiyim aşkım İnan en çıplak halimle içime alacağım lanetini Affet diyeceğim Nefesim nefesine nefes katsın istedim Ama olmadı O küçücük nefesi içine üfleyemedim O kadar isterdim ki o minnacık nefes göğüslerinden sevgini emsin ama
“Renkler vardı Gülfem… Şimdi hiç renk yok.”
Kendi öz yurdumda ben miyim garip? Beni bir köşeye atan utansın Eğilmiyor diye,kurdu hor görüp, İti el üstünde tutan utansın!