Allah'ım güçsüzlüğümü, çaresizliğimi ve insanların ve ehlimin beni basite almasını ancak sana şikayet ediyorum. ey merhametlilerin en merhametlisi. sen şüphesiz ki ezilmişlerin rabbisin ve benim de Rabbimsin. Peki beni kime havale ediyorsun, huysuz, yüzsüz bir düşmana mı yoksa hayatımın dizginlerini eline verdiğin dosttan akrabadan birine mi. Allah'ım eğer bana karşı öfkeli değilsen çektiğim nimetlere bunca zorluklara hiç aldırmam fakat senin esirgeyiciliğin her türlü tedbirden daha geniştir. Allah'ım gazabına uğramaktan, hoşnutsuzluğuna hedef olmaktan senin nurlu himayene sığınırım. O nurun ki bütün karanlıkları pırıl pırıl aydınlatır ve hem dünya hem de ahiret işlerinin hepsi ona bağlıdır. Allah'ım sen razı oluncaya kadar işte affını dileyip duruyorum bütün güç ve kudret ancak senindir.
İbn Hişâm, Sîretu İbn Hişâm, c.1, s.420-421; İbn Hibbân, Sahîh, 2880; Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve, c.2, s. 190.)