“O bahsettiğin savaşları çıkaranlar, hırsızlık yapanlar, cinayeti işleyenler de bir zamanlar çocuk değiller miydi? Onlar da okullarda eğitim görmediler mi? ‘ ağaç yaşken eğilir ‘diye bir atasözümüzün olduğunu bilmiyor musun Nil? İyiliğin de kötülüğün de tohumları çocukluk yıllarında atılıyor.“
“Mesela bazı ülkelerin hapishanelerinde büyük kütüphanelerin inşaa edildiğini, mahkumların kitap okumak zorunda olduğunu bir belgeselde izlemişti Yiğit. Bir insan kötülük yaptığında elbette bunun bir cezası olmalıydı. Fakat bu yeterli miydi? Cezasını çektikten sonra bile aynı kötülüğü tekrarlamayacağının bir garantisi var mıydı? Suçluyu, yaptığı kötülüğün yanlış olduğuna ikna etmek gerekirdi. Onu eğitmek, ona öğretmek için kitap okutmak çok iyi bir yöntemdi. “
“Kötülülük eğitilebilir, iyiliğe dönüştürülebilirdi.“
“Kötü insanların içindeki iyiliği harekete geçebilmenin yolları aranmalıydı. Kötü bir insanı ayıplamak gözden çıkarmak yerine onu kazanmak lazımdı.”