Düşe kalka bu bitimsiz sarp tepeye tırmanmaya çalışırken, her iyiliğin, her avuncun ,bu sevgi dolu iskencecilerin ona yüklediği ve üzerine kurşun külçeleri gibi çöken , ödenecek bir borç olduğunu düşünüyordu.Esit insanlar arasında gönül borcu paylaşılan bir şeydi.Onun kendilerini sıradan olarak niteleyen ve yaşamayı başarma konusunda korkunç güçlerinin ayrımında olmayan bu Titanlara duyduğu gönül borcu ise, yalnızca kendini her zamankinden daha şaşkın beceriksiz ve yalnız duymasına yol açıyordu.
Onun hastalık bulaştırmadan herhangi bir şeye dokunması olanaklı mıydı acaba? Zehirlemeden sevmesi,zarar vermeden tanık olması olanaklı mıydı?Bir arkadaşının iliklerinde duyduğu temel bir gereksinmesine tanıklık edebilir miydi?