Kitap kısa kısa hikayelerden oluşuyor.Her hikayede ayrı bir kadının acısına ortak oluyorsunuz.Erkek doğurmadığı için terk edilen kadınlar,aldatılan kadınlar,okula gönderilmeyenler,sefalet içinde yaşayan çocuklar,erken yaşta evlendirilenler,kendi öz ailesi tarafından karanlık bir kuyuya itilen kadınlar,toplu sünnet edilen erkek çocuklar(bu çocukta travma bırakır)… Hindistan’ın toplumsal yapısından,ataerkil sistemden okuru etkileyecek bir anlatımla bahsedilmiş. Benim en çok beğendiğim hikaye Kalp Lambası oldu. Bu hikayede ailesinin tek bir cümlesinden ötürü kendini yakmak isteyen bir kadınla karşılaştım. Okuduğum her bir hikayede bastırılan çığlıkların yankısını duydum.Okurken içinde bastırdığı hisler olan,haksızlıklara maruz kalmış,kendini dış etkenlerden dolayı gerçekleştiremeyen kadınların hissettiklerini hissediyoruz. Her birimizin yaşamından bir parça gibi.
Kalp LambasıBanu Mushtaq · Budala Kitap · 2026929 okunma
Eğer bir gün bu dünyayı yeniden kuracaksan, erkekleri ve kadınları yeniden yaratacaksan, bir çömlekçi çırağı gibi davranma, bu kez yeryüzüne bir kadın olarak gel,Prabhu
En azından kendim gibi, hayata mahkûm bir başka çaresiz yaratmamıştık. Acınası, dengesiz bür yaşam sürmek zorunda olacak biri yerine, başını dik tutarak, erkek olmanın tüm küstahlığıyla öne adım atacak bir oglan doğmuştu.
Sen bir nefes almak kadar kolay, bir refleks kadar kayıtsız yaratıyorsun; sonra da ilgini kesiyorsun. Ama o, kemiklerinin tuzunu, kanının ağırlığını, rahminin sancısını hiç bilmiyor. Keşke bir kez olsun yaşasaydı o acıyı.
Ama soramam bunları. Çünkü sen Yaradan'sın; o senin gözde yaratığın. O hâlde ben neyim? Unutulmuş olan mı?