—İbrahim, Musa’dan önceydi. Nuh’tan sonra. Isaac, senin adın, Tanrı’nın İbrahim’den kurban etmesini istediği oğlunun adı. İbrahim, Tanrı’nın emrini yerine getirmeye hazırdı. Öbür oğlu da İsmail’di; odalığı Hacer’den yaptığı babasız oğlan. Araplar, İsmail’in soyundan geldiklerini iddia eder.
—Aman ne mükemmel. Kölelik ve kan davaları. Ve senin dinin bu, öyle mi? İstemem, kalsın.
—Tarih bu güzelim; siyaset bu. Kan ve kulluk.
—Yani diyorsun ki Tanrı’ya inanacaksan köktenciliğe de inanmalısın, öyle mi? Nuh ve tufana, Sodom ve Gomore’ye mi inanıyorsun? Diriliş’e mi? Muhammed’in Tanrı kelâmını aldığına mı? Bu mudur dediğin?
—Aynen.
—Ve Âdem’le Havva’ya?
—Evet. Âdem ve Havva ve Habil ve Kâbil’e. Ve Lilith’e.
—Kime?
—Âdem’in ilk karısı.
—Ne? İncil’de yok bu.
—Apokrifa. Lilith’i severim. Tanrı’ya orta parmak çekmiş.
—Kim yahu Lilith?
---—Önce Söz vardı. Ve Söz, Bilgelik’ti. Sonra Tanrı vardı. Yehova. Ve O, yeri ve göğü ve yerde yaşayan ve yürüyen ve duran her şeyi yarattı. Kendi suretinden Âdem’i yaratıp Cennet’e koydu. Sonra, Âdem’in yaşı geldi, eş istedi. Böylece Tanrı, tüm dişi hayvanları Âdem’in önünde sıraya dizdi ve Âdem hepsiyle yattı ama hiçbiri onu tatmin edemedi.
—Kıçından uyduruyorsun.
—Uydurmuyorum. Her neyse, bu, hikâyesinin bir versiyonu. Devam edeyim mi?
—Et.
—O zaman Tanrı, Âdem’i yarattığı gibi, topraktan Lilith’i yarattı ve onu Bilgelik’in suretinde yarattı. Sophia. Bu kelimeyi biliyor olmalısın. Yunanca.
—Dur bakalım. Sophia da bir başka tanrı mı yani?
—Evet.
—Ama Tanrı tek değil mi?
—Musa, Yahudilere, sadece tek bir tanrıya tapabileceklerini söyledi. Ama ondan önce bir sürü tanrıları vardı.
—Yani Âdem’le Lilith birleşti.
—Evet. Ve Çocukları oldu; onlar, bugün Dünya’da dolanan iblisler işte. Ama Âdem, Lilith’i kesmedi ve Lilith, Âdem’i terk etti. Onunla eşit