Mustafa

Mustafa
@Rust
rodion kuluna da de.
Rejisör ün rejisörüyüm.
lisans
Antalya
305 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
"zevklerim var ama iştahlarım yok, gülüyorum ama çok seyrek gülümsüyorum, beklentilerim var ama umutlarım yok, esprilerim var ama mizahım yok, atak biriyim ama hiç cesaretim yok, açık sözlüyüm ama içtenliğim yok, çekiciliği güzelliğe tercih ederim, rahatlığı da yararlılığa tercih ederim. güzel kurulmuş bir cümle, anlamlı bir cümleden çok daha iyidir. her şeyde yapaylığı tercih ederim." Katya nın Yazi
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hadi aynada yüzüne bak. Gözlerine, dudaklarına bak. Karşında en iyi bildiğini sandığın şey duruyor. Bu, senin yüzün. Şimdi gülümse – eğer hala becerebiliyorsan. Eğer kafan biraz karıştıysa rahatla. Endişelenme. Bilmen gereken tek şey bunun senin yüzün olduğu. Bu, en iyi bildiğini sandığın şey. Burası, gençliğinin bütün o muhteşem ve sınırsız potansiyelinin vardığı nokta. Bütün o yerine getirilmemiş vaatler. Hayatında geldiğin yer karşında duruyor. Adın : ……. Sen hala korkak bir boksun. Bencil, beceriksiz, tembel ve omurgasız bir pisliksin. Anlaman gereken tek şey, pişman bir bok çuvalı olup çıktığındır. Chuck pa- günce
youtu.be/zG6ncFFJaqw ''heves biter tortusuyla idare edersin. yol uzun çünkü, yürümek gerek. başkasının gösterdiği yoldan, gitmek bile istemediğin bir yere varabilmek adına yürürsün.kan ter içinde kalırsın. tökezlemek yasak. düşersen yarı yolda bırakırlar. "varacağımız yer önemli değil, sizinle beraber yürüyebilmek için çıktım ben bu yola" dersin ama onlar önlerine çıkan her engeli senden bilirler. sen aynı ekmeği bölüşmek istersin, onlar "lüzum yok biz tokuz " derler. eş zamanlı bitişler güzeldir.kimsenin kimseyi yarı yolda bırakmadığı bir son gibi. güzel insanlar tanımışsındır.gülmüş, ağlamış, üzülmüş, yorulmuşsundur yol boyu. pişmanlıkların da olmuştur elbet. hatalarından ders çıkarmış, çıkardığın derslerden bütünlemeye kalmışsındır her seferinde. bir yere ait olmak istersin. tribüne gidip marşlara eşlik eder, camide safları sıklaştırır, rakı masalarında kadeh kaldırırsın. hiçbiri de dindirmez yanlızlığını. sensiz de o tribünler inler, saflar sıklaşır, kadehler bir dolar bir boşalır. kimseyi suçlamaya hakkın yok senin. küfürün de sitemin de kendinedir. durma denize doğru yürü şimdi. uzak değil, bir sigara içimlik mesafedir. yak sigaranı, eğ başını, arkana bile bakmadan ez bütün kaldırım taşlarını. sakın kafanı kaldırma. sokakları kirlidir bu şehrin. televizyonu kirli, futbolu kirli, siyaseti kirlidir. görme hiçbirini. en yakınına bile güvenmeyip "hukuka ve adalete güvenim sonsuz" diyen insanların arasından geçip git. tıka kulakların. ezbere kurulan cümleler hepsi. duymasan da olur hiçbirini. kirli beton yığınlarının arasından geçip git. olsun. doğa bu boktan griliğin intikamını alacaktır nasılsa. bir amacın var artık senin. varacağın bir yer var. geç kalma. mutluluğu üç liralık şarap şişelerinin dibinde üç liran, avuçlarına bırakıp öyle git. belki bir
Hukuk
hayat insana asla acımaz. hayatta hiçbir şey için taviz verme. verdiğin her taviz, hayalinden bir parça alır götürür. sonunda amacına ulaşırsın belki. ama hayalinden geriye tek bir parça bile kalmamıştır. işte aynen böyle oldu. hayalini kurduğum, gerçekleştirmek istediğim ne varsa el birliği ile içine sıçtılar. artık hayal kurmaktan yoruldum. insanları dinlemekten de yoruldum. herkes çok konuşuyor ve hepside kendinden çok emin. inandıkları doğruları ispatlama gereği bile duymuyorlar. herkes her şeyi biliyor. az bir sakin olun, hanginize inanacağımı şaşırdım diye bağırmak istiyorum. ama bağırmıyorum. onun yerine bir sigara daha yakıyorum. çünkü birini dinlerken gözlerine bakamıyorum. hepimizin gözlerinde birer mezar taşı gizli. benimkinin üstünden yazanları okutmak istemiyorum. karanlıkta uyuyamadığım için geceleri çalışıyorum. sessizlikten korktuğum için kalabalığa karışıyorum. başka türlü kafamdaki sesleri susturamıyorum. ömrüm boyunca onlara benzememek için uğraştım . işin kötüsü onların kim olduğunu bile bilmiyorum. önce kafamın içinde bir çember oluşturuyorum. sonra da onun etrafında dönüp duruyorum. yaşlanmak; geleceğini düşlemeyi bırakıp, geçmişini düşlemekle başlıyor. yaşlanıyorum. işler kötüye gitmeye başladığı zaman önünü alamazsın. bir çıkış yolu aramaya çalıştıkça kaybolur,düştüğün kuyudan yukarı tırmanmaya çalıştıkça daha da derine düşersin. bir ses, bir el, bir umut ışığı beklersin. ama tüm beklentilerin boşunadır. işte böyle anlarda tek bir şey düşlersin; keşke hayat filmlerdeki gibi olsa. hiç beklemediğin bir anda yeni biriyle tanışırsın. sen ona adını söylersin o da sana adını söyler. el sıkışma ve memnun olma kısımlarını çabucak geçersiniz. sanki çok eskiden tanıyorsunuzdur birbirinizi. aynı şarkıları dinleyip, aynı filmleri izlemişsinizdir.
mucize beklemek, boktan hayatlarımıza katlanma bahanesinden başka bir şey değildir. gece yağmurlu, sigara ıslak evet.