Mustafa

Mustafa
@Rust
rodion kuluna da de.
Rejisör ün rejisörüyüm.
lisans
Antalya
305 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Dostoyevski, Ekim 1866’da çalışmalarını kağıda aktarması için henüz 20 yaşındaki Snitkina’yı işe alır. İlk görüşte aşk olmasa da, zamanla aralarında karşılıklı bir çekim belirir. Anna Grigorievna Snitkina, Dostoyevski’yi ilk gördüğü anı şu sözleriyle anlatmıştır: “Hiçbir şey Fyodor’la ilk kez karşılaştığımdaki zavallı görünüşünü tarif edemez. Kafası karışık, endişeli, aciz, yalnız, asabi ve neredeyse hasta gibi görünüyordu.” Anna ile Dostoyevski birlikte çalışmaya başlayalı daha bir ay bile olmamışken, Dostoyevksi, aklına bir fikir geldiğini ve Anna adında bir kadına aşık olan yaşlı bir sanatçı hakkında bir roman yazmak istediğini söyler. Ve Anna’ya sorar: “Böyle bir ilişki mümkün olabilir mi?” Anna ise olabileceğini ve gerçek aşkın görünüşe hapsedilemeyeceğini söyler Dostoyevski’ye.
Reklam
Vaktiyle, bir ölü gördüm mü şöyle düşünüyordum; "Doğmak ne işine yaradı onun?" Artık bunu her canlı için düşünüyorum. -Emil Michel Cioran - Doğmuş Olmanın Sakıncası Üzerine
“yokuşta yatsam daha az yokuşta yatıyormuş gibi hissederdim”
Bir seferinde rüyandaki herkesin aslında kendin olduğunu duymuştum. Hatta kendini ve katlanamadığın bir serseriyi bile rüyanda görsen, aslında gördüklerin kendin ve katlanamadığın serseri tarafındır.
Felsefe
Japon Balığı, tüm hayatlarını 30 saniyelik aralarla yaşar. Her yarım dakikada, ufak beyinleri hayatlarına dair geçen yarım dakikayı unutur. Diğer bir değişle, bu küçük Japon Balığı mutluyken, tüm hayatı boyunca mutlu olduğunu düşünüyor, zira tüm hayatı 30 saniye öncesiydi ve bu küçük balık acıktığında, tüm hayatı boyunca aç olduğunu düşünüyor ve ölürken, bu küçük Japon Balığı tüm hayatı boyunca öldüğünü düşünüyor. Bir hayal edin, ölüm, bu küçük Japon Balığının bildiği tüm yaşam olacak. Seni ve beni Japon balığından ayıran şey nedir, kelebekten, ornitorenkten? Zihnimiz mi? Ruhlarımız mı? 
Felsefe