Dün bir dosttan uzun bir mektup aldım.
Beni anlatmış sana ve sen de ona,
Unuttum artık onu, demişsin.
Hem bu sözü gülerek, medar-ı iftiharla söylemişsin...
Unutamazsın nokta noktam, unutamazsın....
Çünkü unutmak için önce unutulmak gerek.
Oysaki sen, hâlâ bende esen eski kavak yelisin.
Kan değil, tüküremezsin,
Ruj değil, silemezsin....
Dişi dudaklarına dişimle yazdığım dört heceli erkek adımı,
Unutamazsın nokta noktam ,unutamazsın...