Rüya Karabey

Rüya Karabey
@Ruyakarabey
Mutlu olmak, insana verilen bir hediye değildi. Onu kaybettikten sonra ellerinle kazıya kazıya araman gerekiyordu mutluluğu. Üstelik uyuşturucu gibi, bağımlılık yapıyordu. Kötülükler başına bela gibi yağdığında krizlere giriyor, ruhsuz oluyordun. O mutluluk için de ruhuma dolanmış urganların hepsinden kaçtım. Belki de bu oyunu oynamak için kaçtığım gerçeklerden hiç de uzaklaşamadığım için şimdi odamda yalnızdım.
Sayfa 22
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Çocukken her sorunun bir iplik gibi çevremizde dönüp,bize oyun yaratığını düşünürdük fakat büyünce anlardık ki o iplik bir gün ruhumuza urgan olup tavana asardı bizi. O tavandaki urgan takılmamak için hep kaçtım hayattan. Beni üzecek her şeye karşı rol yaptım. Bu benim için dünyanın en güzel oyunu oldu. Hayatım boyunca oyun oynamayı sevdim . Oyunlar safça bir mutluluk verdi hep bana. Bu yüzden hayatımı oyunlar ile idare ettim.
Sayfa 22
Hayatta belki de en zor tesadüftü ruhu eşine denk gelmek. Yanından geçip gidebilirdi. Birbirine denk düşmeyen yollar üzerinde yaşayıp gidebilirdi. Varlığını bile bilmez,başka ruhlarda savrulup dururdu insan. Ev diye sığınılan her gövdede fazlalık dururdu. Parçalarını o uygunsuz gövdeye uydurmak için kendi canını kanatarak kendine yeniden şekil vermeye çalıştığı her anda ise değişirdi insan. Eskisi gibi olmazdı. Ama ne kadar şekil verilirse verilsin,ait olmadığı bir boşluğa yerleştirilen yapboz parçasının bir köşesi hep boş veyahut kabarık kalırdı. Yanlış kalbe denk düşmel böyle bir ızdıraptı.
Sayfa 336·Kitabı okudu
Bir kadının kendine yapacağı en büyük ihanet,sadakat duygusu olmayan bir adamın ellerine hayatını gözü kapalı bırakmaktır.
Sayfa 240·Kitabı okudu
Gönül bir kuştur... Ancak kendi yuvasını bulunca bülbül olur.
Sayfa 78·Kitabı okudu