Karanlık. Sessizlik. Korkuyorum. Ne kadar zaman geçti, bilmiyorum.
Yıkıntıların altında çaresiz beklerken Sait Faik'in hikâyesini düşünüyorum: "Hişt Hişt" Son kısmına vurulmuşumdur, hani: "Nereden gelirse gelsib, dağlardan, kuşlardan, denizdeb, insandan, ottan, böcekten, çiçekten gelsin de nereden gelirse gelsin. Bir hişt sesi gelmedi mi fena. Geldikten sonra yaşasın çiçekler, böcekler, insanoğulları." diye biten o muhteşem eser.