yapayalnız mısın dünyada itiyor mu seni doğduğun toprak köşe başlarında haramiler mi etmişler mi içine ekmeğinin salacaksın köklerini toprağa
güneşi çınarla selamlayıp fırtınaya meşeyle duracaksın
tutunacaksın diş diş
tutunacaksın pençe pençe
geçireceksin kılcal damarlarını evrenin damarlarına
gül olup açılacaksın seher seher
ceviz olup döküleceksin
sana bir mi vurdular
derlenip toparlanıp
sen iki vuracaksın
yoksa yoksun
silerler adını karatahtadan
oysa sorardı her zaman
sormadı
ne ben ona bir şey dedim
ne de o bana
bir şey demedik
belki yetmiyordu dilimiz
belki sığmıyordu öfkemiz dilimize
belki ağıtlarda unutulmuştuk