L

L
@Ryuzaky
İyi biri olmak için çalışmıyordu herkes gibi o da iyileri önünde yer edinmeyi arzuluyordu.Zaten iyi görünmek bir şey kaybettirmiyordu,cismen iyinin önünde bulunmak yetiyordu ona.Bu onu daha iyi hissetiyorsu.Nasıl olsa kendisini iyi hissetmesi gerçek anlamda iyi olmaktan daha iyiydi.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hiç katlanılası değil yaşadıkları.Kağıt yedi defa katlanabilir ardından 8. gelmez ya bizimki de o iş.Yaşanılanların büyüklüğü ya da küçülüğü tıpkı kağıdın boyutu gibi.Farketmeksizin bir süre sonra her şey katlanılmaz oluyor.
Zorunlulukların ardından gözlerini yere dikmiş istemsizce yürüyor bir çocuk.Gözüne bir taş ilişiyor,hırsını çıkarırcasına vuruyor.Bana değil başkasına engel ol deyiveriyor zorunlulukların baskısından bir nebze olsun kaçmak ümidiyle.
Susmak,konuşmak.Yapmak,yapmamak.Sevmek,sevilmemek.Hep ikisi arasında kalıyor insanoğlu.Ne konuşası var ne sevesi,ne susası var ne de yapası.Bu ikilikler her zaman yoruyor onu.Tek isteği,sadece biraz yaşamak o da yudumluk.Kanma gibi bir derdi de yok şu garibin yaşama.
Yüzünde bir gülümseme belirdi yetişkinin,ta ki bakışlar üstünden gidene kadar.Tekrardan somurtganlaşmıştı yüzü, kimsenin yüzüne bakmasını istemiyordu.Zorunluluktan beliren gülümseme ifadesindense somurtgan doğal mizacı onu kendisi yapıyordu.Başkalarının görmek istediği kişi olmak yerine bir anlığına kendisi oluvermek onun nazarında paha biçilemez bir mutluluktu..