Kitapların acımasız kişileri, işleri, çıkarları gereği acımasızdılar; onların niçin acımasız olduğunu hemen her zaman anlayabiliyordunuz. Oysa ben hiçbir amacı, anlamı olmayan acımasızlıklara tanık oluyordum; hiçbir çıkar beklemeksizin, salt eğlenmek için acımasız davranışlar sergiliyordu bize insanlar.
Benimse, insana ne hiç ne düşündüğü sorulur mu, diye şaşkınlıktan dilim tutulurdu. Bu soruya nasıl yanıt verilebilirdi? Bana göre insan aynı anda birçok şeyi düşünebilirdi... Bunların tümü birbirinin içine geçmiş, sürekli hareket eden, birbirinin yerini alan, değişen, ele geçmez şeyler değil miydi?