Bana baktığında ruhu ışıldıyor, bedeni ellerimin arasında hayata dönüyordu.
Ve ben bunu hak etmiyordum.
Ben onu hak etmiyordum.
Ben hiçbir şeyi hak etmiyordum.
Sevdiklerim iyi olması için gerekirse bütün acıları üstlenebilir, kendimden vazgeçebilirdim ama onlara bişey olursa, yüzleri gülsün, sağlıkları yerinde olsun diye yüreğimi sunabileceğim insanlardan biri bile zarar görürse, işte o zaman ortaya bambaşka bi yüzüm çıkardı.
Her şeyi yitireceğime, kaybedeceğime ve elimde tutamayacağıma olan inancım tam bir doyum yaşamama mani oluyordu.
Çünkü hep böyleydi.
Herkes giderdi.
Yalnızlık, bana özeldi.