Her şeyi yitireceğime, kaybedeceğime ve elimde tutamayacağıma olan inancım tam bir doyum yaşamama mani oluyordu.
Çünkü hep böyleydi.
Herkes giderdi.
Yalnızlık, bana özeldi.
İçimde bir şey bozulmuş, yoldan çıkmıştı ve kaybolduğum o zamandan beri kimse bana geri dönüş yolunu gösterme zahmetine girmemişti. Ben de kayboluşumdan memnuniyet duymuş çünkü bunu hak ettiğime inanmıştım.