Acını hakkını vererek yaşarsan daha sonrasında izlerini taşımak zorunda kalmıyorsun. Mühim olan yaşanan ne olursa olsun duygunun hakkını vermek, gerektiğinde yas tutmak, gerektiğinde neşeli olmak, gerektiğinde acı çekmek, bazen hüngür hüngür ağlamak, bazen günlerce yataktan çıkmamak, bazen boğazına iki lokma atacak gücü kendinde bulamamak. Ama o an ne gerektiriyorsa onu yaşamak, yaşanan ne olursa olsun ertelememek, halının altına süpürmemek. Yas tutabilmek de dengeli bir yaşamın parçası.
“Bugünün insanı maalesef ancak zorunlu ise yürüyüş yapıyor, neredeyse her şeyi ayağına istiyor. Bu hareketsizliği kolaylık zannetmek aksine kırmak lazım. Sağlığı elverişli olan herkese günde en az yarım saat yürüyüş yapmayı öneriyorum. Modern dünyanın bizlere sunduğu kolaylıklar beraberinde yeni sorunlar getiriyor. Bu sebeple çağ bizi buna zorlasa da her şeyi ayağımıza istemekten vazgeçmeli, en başta sağlığımız için harekete geçmeliyiz.”