Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bozkurtlar
10/10
·584 syf.·
2023 19. kitabı
Hüseyin Nihal Atsız'ın kıymetli bir yazar olduğunun kanıtı olan bu harika eseri 2.defa hiç sıkılmadan, üşenmeden aynı heyecanla ve tutkuyla hiç bitmemesini isteyerek okudum ve incelememi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bazı kitaplar en başta sıkıcı gelir nerde olaya girecek acaba diye düşündürürken bu eserde ilk sayfasından itibaren kendinizi hiç bilmediğiniz ama yabancı da hissetmeyeceğiniz Ötüken'de her olayı bizzat hissederek okuyacaksınız. Kür Şad ve 40 çerisi ile birlikte Çin'e akın edecek ve bozkırlar da at koşturacaksınız. Kitap 2 bölümden oluşuyor: bozkurtların ölümü ve bozkurtlar diriliyor. Tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz bir kitap olduğunu düşünüyorum ve ısrarla tavsiye ediyorum. Hüseyin Nihal Atsız'ın Ruh Adam ve Deli Kurt adlı diğer kitaplarını da tavsiye ettikten sonra incelememi burada noktalıyorum efendim. Buraya kadar okuduysanız, teşekkürler :)
Edebiyat
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202517,9bin okunma
İncelemeye kıyılamayan kitap...
10/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2022 22. kitabı
Hayatım boyunca okuduğum en kıymetli kitaplardan biri. Olumsuz eleştiri yapmayı yakıştıramam, olumlu eleştiri yapma konusunda ne söylesem kifayetsiz kalır. İlk sayfasından son sayfasına kadar yeri geldi gülerek, yeri geldi ağlayarak çevirdim sayfaları. Evet, bir kitap okurken sizi ağlatabilir. Kitabın her sayfasında milletimizle gurur duyarak okuyabilirsiniz. Kitabı okurken çerilerle beraber alabildiğine düzlüklerde uzanıp yıldızları seyrederken de bulabilirsiniz kendinizi, Kürşad ile birlikte planlar yapıp düşman üstüne at da koşabilirsiniz. Kitap üzerine çokça şey yazılabilir ancak söylenecek öyle çok şey var ki yazılacak her şey kitap hakkında okuyucuya tüyo olacaktır. Bir gece yarısı kitabı elinize alın ve sabahın ilk ışıklarına doğru Türk ordusunun yiğit bir çerisi olarak ilk seferinize çıkın. Hüseyin Nihal Atsız'ın ruhuna sonsuz saygılarla...
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202517,9bin okunma
Bir Milletin Yüreği Esir Alınamaz!
Puan vermedi·552 syf.··
2025 196. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 22:16
"Yoksulluk iyi bir şey değildir; fakat asıl korkulması gereken yoksulluk, gönül ve yürek yoksulluğudur." Hüseyin Nihâl Atsız ’ın Bozkurtlar adlı eseri, Göktürk Devleti’nin yıkılışından sonraki esaret sürecini ve ardından gelen dirilişi konu alır. Çin egemenliği altında kimliğini kaybetmeye zorlanan Türklerin kahramanlıklarını ve yaşam mücadelesini anlatan bu eser, okurunu Çin’den Ötüken’e uzanan derin bir yolculuğa çıkarır. Bu yolculukta Kürşad ve kırk çerisiyle birlikte ihtilale tanıklık eder, Bozkurt’a at koşturursunuz. Ok atar, güreş tutar ve yarışların da heyecanlanırsınız. Gözü pek, becerikli kadınlarıyla gurur duyarsınız. Kahramanların yüreklerindeki sevgi sizi duygulandırırken, kadınlara verilen değerle bir kez daha onurlanırsınız. Kahramanların yetişmesinde anaların rolünü görür, kadının toplumdaki önemini yeniden hatırlarsınız. Hüseyin Nihâl Atsız ’ın dili keskin, betimlemeleri güçlüdür. Okuruna sadece okutmaz, kitabın içinde yaşatır. Ötüken Türkçesinin kelimeleri ve cümleleriyle kelime hazineniz zenginleşir; bazı cümlelere sıkıca sarılırsınız. Çünkü her biri, yarım kalmış hayatlara yol gösterecek birer rehber niteliğindedir. Bozkurtlar, Türk tarih bilincini güçlendiren, millî kimlik üzerine düşündüren önemli bir eserdir. Tarihini bilmeyen, geleceğini kuramaz. Okurunu sıkmadan, heyecanla okunan sayfalarıyla geçmişe ve geleceğe ışık tutar. Bir milletin nasıl düştüğünü ve nasıl yeniden ayağa kalktığını anlatırken, Atsız’ın kaleminde tarih yaşayan bir ruha dönüşür; sessiz ama derin bir yolculuk. Keyifli okumalar dilerim.
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202517,9bin okunma
10/10
·590 syf.·
2024 36. kitabı
Urungu ile Ay Hanım'ın üzücü ve yarım kalan öyküsü... Türklerin her daim bölünüşü... Azlığın çokluk karşısında istisnasız dönüşümü... Eseri okurken hem Gök Türk tarihini yeniden okudum, hem de öyküleştirilmiş yaşananları iliklerime dek hissettim. Atsız'ın Bozkurtlar adlı bu eseri iki kitaptan oluşuyor. İlki 'Bozkurtların Ölümü', ikincisi 'Bozkurtlar Diriliyor'. İlk bölüm İlk Türk Kağanlığının dağılışı ile bitiyor, ikinci bölüm İkinci Türk Kağanlığının dirilişi ile başlıyor. Türk töresi, yaşayışı, umutları, mutlulukları, entrikaları hakkında her şey ilmek ilmek işlenmiş. Kesinlikle filmleştirilmesi gerekiyor. Belki bir gün...
Edebiyat
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202517,9bin okunma
10/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2024 00:01
Sevgili Hüseyin Nihâl Atsız kitabın başında diyor ki; "Şu muhakkak ki bir milletin aydınları da, halk tabakası da işlenmeye çok elverişli." İşte Bozkurtkar kitabında atsız bir milletin nasıl mücadele ettiğini anlatıyor. İki kitabı bir araya getirerek, ilki Bozkurtların Ölümü, ikincisi de Bozkurtlar Diriliyor olarak bir kitapta bizlere sunuyor... Bozkurtların Ölümünde; Gök Türk devletinin Türk töresini, yaşayış biçimini, bir milleti kurtarmak için yaptıkları savaşları Çin ile girdiği mücadeleyi başlıca konu alarak. Dönemin yiğit beğlerini, erlerini, hatunlarını ve çocuklarını bizlere sade akıcı bir dille anlatıyor. Lakin Gök Türk devleti için öyle bir kişi var ki; Kür Şad! Kırk çerisiyle Çine kafa tutan uçmaga varan Tanrı Dağında adı asla unutulmayan kırk bir Gök Türk askeri. Gök Türk devleti çok savaşlar gördü, açlıklar çekti, acılar çekti doğa üstü olaylar gördü lakin bir yağıyla değil bin yağıyla baş etti. Kızıl kanla boyandı toprak unutulmayan ve asla Türk devletlerinde Türk töresinde Unutulmayacak olan yiğit erlerin şehitlerin kanıyla. İkinci kitabı Bozkurtlar Diriliyor; Kür Şad'ın geride bıraktığı 40 yıl sonra herkesten kendisinin kim olduğunu saklaması gerektiğini bir anadan öğrenen yiğitle başlıyor. Ardına bu yiğitin yeniden İlteriş Kağan önderliğinde Gök Türk devletini yeniden kurmasını ve büyük bir sevdanın gönüllerde yaşanmasını anlatıyor. Ve Gök Türk'lerin Çini bozguna ugratarak toprağı kanıyla boyayan bozkurtların yeniden dirilişini bizlere sunuyor. Sevgili Hüseyin Nihâl Atsız çok yalın bir dille yazdığı bu kitabında baş yapıtında bizleri soluksuz bir okumaya davet etmiş ve bende okumayan arkadaşları bu eserle baş başa bırakıyorum. Kesinlikle okunması gereken bir kitap. Irkçılık gözeten kesime de şunu demek isterim; her dava kutludur, eğer ki bir devleti, bir milleti yaşatmak
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202517,9bin okunma
"buyruğu yerine getirdim. ötüken'e selam..."
10/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 20:18
bozkurtların ölümü ve bozkurtlar diriliyor adlı romanların bir arada sunulmuş hali. Göktürklerin tarihi üzerine kurgulanmış şahane bir eser. Kitap okumaya ara verdiğimde acaba neler olacak diye meraklandıran ve okurken heyecanlandıran bir dili var. Kitabın bu kadar iyi olacağını ve beni bu kadar heyecanlandıracağını düşünmemiştim. Eğer okumak konusunda şüphesi olan varsa hiç tereddüt etmeden en kısa sürede okusun. -"kür şad ölmüş, fakat attan düşmemişti. ölmüş, fakat yenilmemişti." -"buyruğu yerine getirdim. ötüken'e selam..." -"ayın bahtı karanlık, urungu'nun karadır." "bir şehirde toplanmış kırk er görüyorum...aralarında sen de varsın...yağmur yağıyor...ırmağın kıyısında dövüşüyorsunuz...budun kurtuluyor...adınız unutulmayacak...bin üç yüz yıllık ölümden sonra dirileceksiniz...acunun batımına dek adınız gönüllerde kalacak..." Hüseyin Nihâl Atsız Bozkurtlar
Alıntı
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202517,9bin okunma
Bozkurtlar
10/10
·628 syf.·
2026 2. kitabı
Bozkurtlar ,Hüseyin Nihal Atsız'ın "Bozkurtların Ölümü" ve "Bozkurtlar Diriliyor" romanlarının tek ciltte toplanmış hali. İlk kısımda Göktürklerin Çinlilerle olan mücadelesi, yaşanan büyük kayıplar ve o zorlu esaret yılları anlatılıyor. Ancak bu esaret, Kür Şad ihtilaliyle sona eriyor. Kür Şad ve 40 çerisi canlarını feda etseler de soyun ve devletin devamını sağlayarak aslında bir yenilgi değil, büyük bir zafer kazanıyorlar. ​İkinci kısım ise Kür Şad'ın oğlu Urungu üzerinde yoğunlaşıyor. İlk bölüm ne kadar savaş ve mücadele doluysa, bu bölüm de bir o kadar aşk barındırıyor. ​Kitap okuru sıkmadan, merakla ilerliyor. Okurken Sançar'ın kahkahaları kulaklarınızda çınlıyor, Yamtar'ın bitmek bilmeyen iştahı yüzünüzü gülümsetiyor. Savaş sahnelerinde ise kendinizi kılıç kuşanmış, ordunun tam içinde hissediyorsunuz. Her ölüm üzücüydü ama beni en çok Sançar'ın ve Kür Şad'ın ölümü etkiledi. Normalde sürekli somurtan, kahkaha krizine girdiğinde sadece atına bağlanıp koşturulunca sakinleşen Sançar'ın, son nefesini kahkaha atarak vermesi üzücüydü. Kür Şad'ın ise can verdiği halde attan düşmemesi, o sağlam duruşu hem gurur verici hem de bir o kadar hüzünlüydü. Kitap genel itibariyle güzel ama "Bozkurtların Ölümü" kısmı daha heyecanlı, yapılan mücadele daha çok insana işliyordu. "Bozkurtlar Diriliyor" kısmı daha çok aşk olduğu için ilk kısım kadar sevemedim. Kitabın en etkileyici cümlesi ise bence şuydu: ​"Kür Şad ölmüş, fakat attan düşmemişti. Ölmüş, fakat yenilmemişti..."
1000Kitap
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202517,9bin okunma
10/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2024 42. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2024 04:11
Çok güzeldin çok... Bu kitabı benimle tanıştıran kıymetli arkadaşım Alper'e teşekkürü bir borç bilirim... Bu arada kitabı ikinci okuyuşum. Ben bayıldım, tavsiye ederim bu kitapla sabahlıyor olmak ayrı bir güzeldi..
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202517,9bin okunma
Göktürk tarihini anlatmayan Göktürk tarihini yaşatan eser
Puan vermedi·590 syf.··
2025 16. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2025 18:44
Bozkurtlar’ı okumadan geçmek gerçekten büyük bir hata olurdu. Hüseyin Nihal Atsız, Türk tarihinin önemli bir dönemini anlatırken, sadece bir kurgu yapmıyor, aynı zamanda Türk milletinin kahramanlık dolu geçmişine de ışık tutuyor. Eğer bu kitabı okumadıysanız, o destanları bambaşka bir şekilde görmek için kaçırılmaması gereken bir fırsat. Kitap, aslında Bozkurtlar Ölüyor ve Bozkurtlar Diriliyor adlı iki eserin birleşimi. Her bir sayfasında, adeta bir zaman tünelinde yolculuk yapıyorsunuz. Tarihi bir olayın içindeymiş gibi hissediyorsunuz, bir anda Orta Asya'nın bozkırlarında kayboluyorsunuz. 1500 yıl öncesine gitmek, Türk milletinin kökenlerine dair derin bir bilgi sahibi olmak için gerçekten okunması gereken bir eser. Atsız, tarih bilgisiyle romancılığını o kadar güzel bir şekilde harmanlamış ki, kitabı okurken tarih dersinde gibi hissediyorsunuz ama bir yandan da heyecanla devam ediyorsunuz. Orta Asya’daki Türk köklerinden, Türk Töresi’ne kadar çok önemli olayları öylesine etkileyici bir şekilde anlatıyor ki, ne kadar derin bilgi verirse versin, hiçbir zaman sıkılmıyorsunuz. Her sayfada bir başka bilgi, bir başka detayla daha fazla iç içe giriyorsunuz. Okurken en çok etkilendiğim şey, Türklerin o kahramanlık ruhu ve direnişiydi. Kürşad’ın kırk çerisinin bir parçası olma duygusunu yaşamak, bozkırda at koşturmanın hayalini kurmak gerçekten içimde bir güç uyandırdı. Atsız, bu kahramanlıkları o kadar güçlü bir şekilde aktarmış ki, kitap bittiğinde sadece geçmişi değil, bir milletin özünü de anlamış hissediyorsunuz. Kitapta dikkatimi çeken bir diğer şey ise Atsız’ın milliyetçilik anlayışıydı. Çinliler zayıf ve tek boyutlu karakterler olarak resmedilirken, Türkler yüksek ahlak, cesaret ve kabiliyetin simgeleri olarak çıkıyor karşımıza. Evet, bazen çok milliyetçi bir ton
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202517,9bin okunma
Gök girsin, kızıl çıksın!
10/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2024 19:09
Okuyun okutturun... Hüseyin Nihal ATSIZ' ın hiç bir kitabı kötü değildir ama bu bambaşkadır. ÖTÜKEN'in yıkılmaz göktürkleriyle hem ağlayacağınız , hem güleceğiniz destansı bir roman Atsız'ın çok yalın ve güzel bir dili vardır kendini türklüğün yüceliğine adamış muhteşem bir yazardır ilk sayfadan son sayfasına kadar soluksuz bir heyecanla okudum bozkurtların dirliği, yıkılışı, asil Türk kanının yıkılmaksızın KÜR ŞAD ve 40 çerisinin koca Türk kağanlığının yıkılamacağını ve bunun uğruna neler feda edebileceğini ÖTÜKEN'in tertemiz bozkırında neler uğruna kan döküldünüğünü anlatan muhteşem bir eser yeri geldi aşık olduk, yeri geldi savaştık, yeri geldi ulu Türk bayrağımızı dillere destan bir şekilde yükselttik ikinci defa hiç sıkılmadan okudum böyle bir başyapıtı herkes okumalı...
Bozkurtlar
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202517,9bin okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Nihâl AtsızYazar · 45 kitap
Hüseyin Nihal Atsız, Türk yazar, şair, tarihçi ve ideologdur. Nejdet Sançar'ın ağabeyidir. Yağmur Atsız ve Buğra Atsız'ın babasıdır. Rıza Nur'un mânevi oğludur. Kendisini Türkçü ve Turancı olarak tanımlar. Atsız'ın babası Gümüşhane'nin Torul kazasının Midi köyünün Çiftçioğulları ailesinden Deniz Güverte Binbaşısı Mehmet Nail Bey, annesi Trabzon'un Kadıoğulları ailesinden Deniz Yarbayı Osman Fevzi Bey'in kızı Fatma Zehra Hanım'dır. Mehmet Nail Bey'in ilk eşinden üç çocuğu olmuştur. 12 Ocak 1905'de Hüseyin Nihal (Atsız), 1 Mayıs 1910'da Ahmet Nejdet (Sançar) ve Aralık 1912'de Fatma Nezihe (Çiftçioğlu) dünyaya geldi. 1930 yılında ilk eşinin damar sertliğinden vefatı üzerine Mehmed Nail Bey, 1931 yılında yeniden evlenmiştir. İkinci eşinin adı da Fatma Zehra'dır. İkinci eşinden 1932 yılında Necla (Çiftçioğlu) adlı bir kızı olan Mehmed Nail Bey ikinci eşiyle geçinememiş ve iki yıl sonra ayrılmıştır. Hüseyin Nihâl Atsız, 12 Ocak 1905'te İstanbul Kadıköy'de doğdu. İlköğrenimini Kadıköy'deki çeşitli okullarda, orta öğrenimini Kadıköy ve İstanbul Sultanilerinde (İstanbul Lisesi) yaptı. Buradan mezun olunca Askeri Tıbbiye'ye yazıldı. Atsız, yükseköğrenim çağına gelip Askeri Tıbbiye'ye kaydolduğu çağlarda Türkçülük fikrinin etkisi altına girmeye başladı. Ziya Gökalp'in cenaze töreninin yapıldığı günün gecesi Türkçülük fikrine karşı öğrencilerle kavga ettiği ve daha sonrasında ise aralarında bir takım problemler geçen Arap asıllı Bağdatlı Mesut Süreyya Efendi adlı bir mülazım (teğmen)'a selam vermediği gerekçesi ile 4 Mart 1925 tarihinde 3. sınıf talebesiyken Askeri Tıbbiye'den çıkarılmıştır. Bu olaydan sonra üç ay kadar Kabataş Erkek Lisesi'nde yardımcı öğretmenlik yapan Atsız, daha sonraları Deniz Yolları'nın Mahmut Şevket Paşa adlı vapurunda kâtip muavini olarak çalışmış ve bu vapurla İstanbul-Mersin arasında birkaç sefer yapmıştır. Üniversite Yılları ve İlk Fikirler 1926 yılında İstanbul Dârülfünunu'nun Edebiyat Fakültesinin "Edebiyat Bölümü"ne ve İstanbul Dârülfünunu'nun yatılı kısmı olan Yüksek Muallim Mektebi'ne kaydolan Atsız, bir hafta sonra askere çağırılmış, tecil isteği kabul edilmeyen Atsız askerliğini 9 ay olarak 28 Ekim 1926-28 Temmuz 1927 tarihleri arasında İstanbul'da Taşkışla'da 5. piyade alayında er olarak yapmıştır. Ahmet Naci adlı arkadaşı ile birlikte hazırladığı 'Anadolu'da Türklere Ait Yer İsimleri' adlı makalenin Türkiyat Mecmuası nın ikinci cildinde yayınlanması ile hocası olan Mehmet Fuad Köprülü' nün dikkatini çeken Atsız, 1930 yılında Edirneli Nazmi'nin divanı üzerinde mezuniyet çalışması yapmıştır ('Divân-ı Türki-i Basit, Gramer ve Lügati', 1930, 111 s. Türkiyat Enstitüsü Mezuniyet Tezi, no 82). Aynı yıl Edebiyat Fakültesi'nden mezun olmuştur. Atsız'ın sınıf arkadaşları arasında Tahsin Banguoğlu, Ziya Karamuk, Orhan Şâik Gökyay, Pertev Nâili Boratav, Nihad Sâmi Banarlı gibi isimler yer alıyordu. Mezuniyetinden sonra Edebiyat Fakültesi Dekanı olan hocası Prof. Dr. Mehmet Fuad Köprülü, Maarif Vekâleti'nde Atsız için girişimde bulunarak, Yüksek Muallim Mektebi'ni öğrenci olarak bitirdiği için, liselerde yapması gereken 8 yıllık mecburi hizmetini affettirmiş ve 25 Ocak 1931'de Atsız'ı kendisine asistan olarak almıştır. Atsız, yine 1931 yılında Dârülfünunun felsefe bölümünden mezun olan ilk eşi Mehpare Hanım ile evlenmiş, ancak 1935 yılında ayrılmıştır. Atsız, 15 Mayıs 1931'den 25 Eylül 1932 tarihine kadar Atsız Mecmua (17 sayı)'yı çıkarmaya başladı. Mehmet Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Abdülkadir İnan gibi edebiyat ve tarih bilginlerinin de içinde bulunduğu bir kadro ile yayın hayatına atılan bu Türkçü ve Köycü dergi, devrinde ilim, fikir ve sanat alanında çok tesir yaratan Türkçü bir çığır açmış, âdetâ Cumhuriyet devri Türkçülüğünün öncüsü olmuştur. Atsız, kendini tanıtmaya başlayan ilk yazılarını (H. Nihâl) imzası ile, hikâyelerini de (Y.D.) imzasıyla, bu dergide yayınlamaya başlamıştır. 1932 Temmuzunda Ankara'da toplanan Birinci Türk Tarih Kongresi esnasında, Prof. Dr. Zeki Velidi Togan'a Dr. Reşid Galib'in yaptığı eleştiriler üzerine Atsız, içerisinde ikinci eşi Bedriye Atsız ile Pertev Nâili Boratav' ın da bulunduğu 8 arkadaşı ile, Dr. Reşid Galib'e "Zeki Velidi'nin talebesi olmakla iftihar ederiz" diyen bir protesto telgrafı çekmiş ve bu telgraf üzerine de Reşid Galib'in tepkisini üzerine çekmiştir. 19 Eylül 1932'de Reşid Galib, Maarif Vekili olmuştu. Kısa bir süre sonra da Mehmet Fuad Köprülü'nün dekanlıktan ayrılması üzerine Edebiyat Fakültesi Dekanlığı'na vekâleten bakan Ali Muzaffer Bey asâleten tâyin edilmiştir. Reşid Galib, Atsız Mecmuanın 17. sayısındaki 'Dârülfünun'un kara, daha doğru bir tabirle, yüz kızartacak listesi' adlı makalesi nedeniyle Edebiyat Fakültesi Dekanı'na baskı yaparak, 13 Mart 1933 tarihinde Atsız'ın üniversite asistanlığına son vermiştir. Atsız, 1975 yılının kasım ayının ortalarında hasta olduğundan şüphelenmiş, ancak yapılan muayene ve testler sonucunda bir hastalık bulunamamıştır. 10 Aralık 1975 Çarşamba gününün akşamı kalp krizi geçirmiş, gelen doktor enfarktüs olduğunu anlayamamıştır. Ertesi akşam Atsız yeni bir kriz geçirmiş, 11 Aralık 1975 Perşembe günü vefat etmiştir. 13 Aralık 1975 tarihinde Kurban Bayramı'nın ilk günü Kadıköy Osmanağa Câmii'nde Kılınan ikindi namazını müteakip Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir. Türkçülüğün öncülerinden olan Nihâl Atsız, Turancı çevreler tarafından aynı zamanda güçlü bir Türkolog olarak kabul edilir. Bu çevrelere göre Türk dilini, tarihini ve edebiyatını gayet iyi bilen Atsız, özellikle Türk tarihinin Göktürk kısmında uzmanlaşmıştı. Çok sevdiği bu devreyi "Bozkurtların Ölümü" ve "Bozkurtlar Diriliyor" adlı iki eser ile romanlaştırmıştır. "Deli Kurt" adlı romanı Osmanlı tarihinin ilk devrelerinin romanlaştırılmış şeklidir. "Ruh Adam" 'daki Selim Pusat'ın şahsiyetinde Atsız'ı görürüz. "Ruh Adam" 'ın devamı olarak "Yalnız Adam" 'ı yazacağını söylüyordu. Yine yazacağını bildirdiği bir eseri de Bozkurtlar serisi'nin 3. cildi idi. Yayınlanmamış eserlerinin içerisinde "II. Mahmut'tan Günümüze Kadar Osmanlı Hanedanı Tarihi" adlı bir eseri de vardır. Nihâl Atsız'ın şiirleri "Yolların Sonu" adı ile kitap halinde basılmıştır.