Bozkurtların Ölümü ve Bozkurtlar Diriliyor

Bozkurtlar

Hüseyin Nihâl Atsız
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
Nihal Atsız’ın Bozkurtlar kitabında Göktürkler, tarih kitaplarının soğuk sayfalarından çıkıp yaşayan, soluk alan bir millet hâline geliyor. Bu eser benim için yalnızca geçmişi anlatan bir roman olmadı, at nallarının sesini duyduğum, rüzgarın bozkırda nasıl estiğini hissettiğim, bir halkın var olma mücadelesine tanıklık ettiğim destansı bir yürüyüştü. Atsız, tarihi kuru bilgilerle değil; duygu, inanç ve iradeyle örüyor. Göktürklerin yükselişi, siyasi hamleleri ve askeri başarıları anlatılırken, kahramanlık yalnızca kılıç sallamakla sınırlı kalmıyor. Onur, sadakat, töre ve bağımsızlık fikri, satır aralarında sürekli kendini hissettiriyor. Okudukça olay örgüsünün sürükleyiciliği beni ileri çekti; karakterlerin kararlılığı ve iç dünyaları ise metne derinlik kattı. Bu destansı üslup anlatıyı ağırlaştırmadan yüceltiyor. BbKitabı okurken kendimi bir yandan at sırtında savaşlara katılırken, diğer yandan bir milletin kaderini belirleyen kararların eşiğinde buldum. Atsız’ın milliyetçi bakış açısı, metni bir propaganda metnine dönüştürmeden, düşünmeye sevk eden bir bilinç hâli yaratıyor. Tarihi sorgulamaya, kimliğin köklerine inmeye çağırıyor. Bu çağrı, yüksek sesli değil; sarsıcı bir iç ses gibi.... Bozkurtlar, Türk mitolojisine ve tarihine ilgi duyanlar için vazgeçilmez bir eser olduğu kadar, millî kimliğini anlamak isteyenler için de ilham verici bir kaynak. Her satırında Türklüğün özüne dair bir iz buldum; bir duruş, bir inat, bir özgürlük arzusu… Tarihle edebiyatın böylesine güçlü bir sentezle buluştuğu eserler nadirdir. Bozkurtlar, yıllar geçse de değerini koruyacak; çünkü anlattığı şey yalnızca bir geçmiş değil, bir ruh halidir. Hüseyin Nihâl Atsız Bozkurtlar
Edebiyat
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 201417,9bin okunma
Kür Şad ölmüş fakat yenilmemişti
10/10
·626 syf.··
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 19:18
Bittiğine çok üzüldüğüm bir kitap oldu. O kadar yoğun duygular yaşattı ki bana hem böyle bir ecdadın torunu olmamın gururunu yaşadım hem de atalarımın çektiği çileleri okuyunca yutkunamadım çoğu yerde. Kitap öyle içine çekiyor ki orda yazılan her kelimeyi yaşıyorsunuz resmen.Atalarınızla savaşlara gidiyorsunuz,yaralanıyorsunuz, ölüyorsunuz sonra bin diriliyorsunuz. Son sayfayı bitirince sanki 600 lü yıllardan bugüne kadar yaşamışsınız gibi bir ağırlık oluyor üstünüzde, Kür Şad’ı,Yamtar’ı,Sançar’ı,Pars’ı,Ay Hanım’ı orada bırakıp gelmiş gibi hüzünlendim sanki bana ihtiyaçları mı vardı? Bir kaç yüz bin kere daha okurum gibime geliyor bu kitabı. Kalemine sağlık,ruhun şad olsun Atsız Ata.
1000Kitap
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 201417,9bin okunma
1300 yıl öncesi!
Puan vermedi
18 yaşımdan 34 yaşıma kader 14 defa okuyup bitirdim. Ve her okuduğumda sanki yeniden yaşamış gibiyim o günleri. Mekanın cennet olsun Atsız. Senin kadar hiç kimse güzel tasvir edemezdi o zamanları.
Alıntı
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 201417,9bin okunma
8/10
·626 syf.··
2021 29. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2021 15:22
Yaklaşık 2500 yıl öncesinde Orta Asyanın sonsuz bozkırlarında konar göçer hayat yaşayan Türk tarihi anlatılır. İki bölümden oluşan kitap ilk kısımda Bozkurtların Ölümü: Kürşad ihtilali, ikinci kısımda Bozkurtların Dirilişi: İlteriş Kaan ve veziri Tonyukuk dönemi anlatılır. Tarihi bilgiden ziyade daha çok yaşam tarzı anlatılır. En çok üzerinde duruşan konu Türkler ve Çinliler arası savaşlardır. Türklerin savaşçı yaşam tarzından, törelerden bahsedilir ve Türk tarihinde; kadına, eşe ve anaya çok değer verildiği ön plana çıkartılır. Okuması keyifli, akıcı ve zevkli bir kitap.
Tarih
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 201417,9bin okunma
7/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 16:16
"Yüzbaşı Bögü Alp! Yoksulluk iyi bir şey değildir. Ama korkulacak yoksulluk gönül ve yürek yoksulluğudur. En büyük baylık pek yürekli, katı kollu, yılmaz gözlü olmaktır. Doğu Türklerinde senin gibi açık sözlü yiğitler varken onlara yoksul denemez. Doğu Türkü, Batı Türkü bir ağacın iki dalıdır. Kökümüz birdir.." (Sayfa: 190) Hüseyin Nihal Atsız'ın Bozkurtlar romanı, Türk edebiyatında milliyetçi ve tarihsel temalarıyla öne çıkan, derin kültürel ve ideolojik etkiye sahip bir başyapıt. Bozkurtların Ölümü (1946) ve Bozkurtlar Diriliyor (1949) adlı iki ayrı romanın 1973’te Ötüken Neşriyat tarafından birleştirilmesiyle oluşan bu eser, Göktürkler dönemini konu alan epik bir anlatı. Atsız’ın Türkçülük ideolojisini destansı bir üslupla yansıtan bu roman, Türk milliyetçiliği, tarih, kültür ve töre gibi kavramları işliyor. Bozkurtlar, Birinci Göktürk Devleti’nin yıkılışını ve Türklerin Çin esareti altına girişini anlatan "Bozkurtların Ölümü" bölümüyle başlıyor. Hikâye, Kür'Şad ve 40 Türk bahadırının Çin sarayına düzenlediği isyan (Kür'Şad İhtilali) etrafında şekilleniyor. Bu bölüm, Türklerin bağımsızlık mücadelesini, esaretin acılarını ve kahramanlık ruhunu dramatik bir şekilde işliyor. Çuluk Kağan’ın bir Çinli katun tarafından zehirlenmesi gibi tarihsel olaylar, kurgusal karakterlerle zenginleştiriliyor. Romanın ikinci bölümü olan "Bozkurtlar Diriliyor" ise, Kür'Şad’ın oğlu Urungu ekseninde, Türklerin Kutluk Şad liderliğinde yeniden toparlanışını ve İkinci Göktürk Devleti’nin kuruluşunu konu ediniyor. Bu bölümde, Türk milletinin yeniden dirilişi, bozkırdaki yaşam, töre ve ülkücülük vurgusu ön planda. Atsız, Türklerin mücadele azmini ve millî bilincin yeniden uyanışını destansı bir dille aktarıyor. Romanın tematik derinliğine gelirsek; Atsız, romanında tarihsel olaylara
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 201417,9bin okunma
8/10
·626 syf.·
2021 13. kitabı
Kitabın en başında bugünden bir kareyi anlatıp daha sonra okuyucuyu bir hikâyeye başlar gibi çoook geçmiş zamanlara sürükleyen Atsız; o muazzam diliyle, benzersiz anlatımıyla, merak uyandıran hikayeleriyle beni bir kez daha hayran bıraktı kendisine. O kadar sayfa kitaba önce biraz korkarak başladım ne yalan söyleyeyim. Çünkü çok fazla aşina olmadığım eski Türk isimleri vardı ve isim hafızam yok, aklımda tutamayabilirim diye düşündüm. Ama asla öyle olmadı, kitapta ilerledikçe hepsi benden bir parça oldu. Anlatılan bütün karakterlerin hikayeleri aklıma kazındı resmen. İki kitabın birleşimi olan Bozkurtlar'ın, ilk kitabı olan Bozkurtlar'ın Ölümü'nü gerçekten çok beğendim. İkinci kitabı olan Bozkurtlar Diriliyor'u ise beğendim ancak olumsuz bir eleştiride de bulunmak istiyorum açıkçası. İlk kitapta duyduğum hazzı ikinci kitapta duyamadım. Çok sevdiğim yanları da vardı ancak özellikle sonunun romanda başlandığı zamana tekrar geri dönülerek bitirilmesini isterdim. Sonunu okuduktan sonra kitabı bitirip romanın başını tekrar okuma gereksinimi duydum ve kesinlikle romanın eksik bittiğini düşünüyorum. Onun dışında her şey on numara beş yıldız :)
1000Kitap
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 201417,9bin okunma
Puan vermedi·626 syf.··
2021 2. kitabı
Ortaokulda sosyal bilgiler öğretmenim okutmuştu. Kürşad'ın hikayesini anlatıyordu sanırım. Gayet sürükleyici bir kitaptı. Merakınız varsa okumanızı öneririm
At, Türk'ün Kanadıdır!
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 201417,9bin okunma
10/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2020 44. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2020 11:50
Nihal atsız eserlerinden ilk okuduğum kitap. Muazzam derecede güzel anlatıma ve hikayeye sahip bir kitap. Filmi veyahutta dizisi olması gereken bir kitap bence. Kitaplığımda bulunmasından dolayı çok çok memnunum. Okuyana keyifli okumalar dilerim.
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 201417,9bin okunma
EFSANE…
10/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
Nerden başlasam bilemiyorum bu kitap için ne övgüler yazsam az kalır Yazardan okuduğum ilk kitap ve hemen simdi Deli kurt adlı kitabınıda sipariş verdim.Göktürklerin kahramanlıkları,Kürşad'ın nasıl büyük bir kağan ve kahraman olduğu,Ölümünden 40 yıl sonra bile hala konuşulan büyük cesareti ve korkusuz bir savaşcı olusu hepsi anlatımı kurgusu ćok güzeldi.Hele oğlu Urungu onbaşı ve Ay hanım arasındaki aşk ve kavuşamamaları hem duygusal hem üzücüydü. Müthiş bir kurgu,tarihsel anlatım kitap hiç bitmesin dedirtti.Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplar arasında ve kitaplığımda her zaman yeri olacak. Bozkurtların kahramanlıkları,cesaretleri beni çok etkiledi.Özellikle kuruluşun beşiği Ertuğrul Gazi türbesi yaşadığım yer olan ilçede Söğüt'te olduğundan bu destansı hikaye beni ayrı etkiledi. Tarihimizi merak eden insanların kesinlikle okuması gereken bir roman.Herkese tavsiye ederim saygılarımla
Tarih
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 201417,9bin okunma
10/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2025 11:55
Atsız'ın başyapıtı. Türk milletinin tarihsel mücadelesini, bağımsızlık ve özgürlük arayışını inceleyen en iyi kitaplardan biri. Aynı zamanda Atsız'ın milliyetçi düşüncelerinin temellerini attığı bir eser. Kitap orta Asya'dan göç eden bir grup Türk'ün karşılaştıkları zorlukları, savaşları ve Türk milletinin bir arada kalma mücadelesini anlatıyor. Ve Atsız'ın en meşhur sözü ile kapatalim. "Okuyucular üzülmesin çünkü Bozkurtlar dirilecektir." "Vaktiyle bir Atsız varmış var olsun." Bozkurtlar husen Hüseyin Nihâl Atsız
Tarih
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken · 201417,9bin okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Nihâl AtsızYazar · 45 kitap
Hüseyin Nihal Atsız, Türk yazar, şair, tarihçi ve ideologdur. Nejdet Sançar'ın ağabeyidir. Yağmur Atsız ve Buğra Atsız'ın babasıdır. Rıza Nur'un mânevi oğludur. Kendisini Türkçü ve Turancı olarak tanımlar. Atsız'ın babası Gümüşhane'nin Torul kazasının Midi köyünün Çiftçioğulları ailesinden Deniz Güverte Binbaşısı Mehmet Nail Bey, annesi Trabzon'un Kadıoğulları ailesinden Deniz Yarbayı Osman Fevzi Bey'in kızı Fatma Zehra Hanım'dır. Mehmet Nail Bey'in ilk eşinden üç çocuğu olmuştur. 12 Ocak 1905'de Hüseyin Nihal (Atsız), 1 Mayıs 1910'da Ahmet Nejdet (Sançar) ve Aralık 1912'de Fatma Nezihe (Çiftçioğlu) dünyaya geldi. 1930 yılında ilk eşinin damar sertliğinden vefatı üzerine Mehmed Nail Bey, 1931 yılında yeniden evlenmiştir. İkinci eşinin adı da Fatma Zehra'dır. İkinci eşinden 1932 yılında Necla (Çiftçioğlu) adlı bir kızı olan Mehmed Nail Bey ikinci eşiyle geçinememiş ve iki yıl sonra ayrılmıştır. Hüseyin Nihâl Atsız, 12 Ocak 1905'te İstanbul Kadıköy'de doğdu. İlköğrenimini Kadıköy'deki çeşitli okullarda, orta öğrenimini Kadıköy ve İstanbul Sultanilerinde (İstanbul Lisesi) yaptı. Buradan mezun olunca Askeri Tıbbiye'ye yazıldı. Atsız, yükseköğrenim çağına gelip Askeri Tıbbiye'ye kaydolduğu çağlarda Türkçülük fikrinin etkisi altına girmeye başladı. Ziya Gökalp'in cenaze töreninin yapıldığı günün gecesi Türkçülük fikrine karşı öğrencilerle kavga ettiği ve daha sonrasında ise aralarında bir takım problemler geçen Arap asıllı Bağdatlı Mesut Süreyya Efendi adlı bir mülazım (teğmen)'a selam vermediği gerekçesi ile 4 Mart 1925 tarihinde 3. sınıf talebesiyken Askeri Tıbbiye'den çıkarılmıştır. Bu olaydan sonra üç ay kadar Kabataş Erkek Lisesi'nde yardımcı öğretmenlik yapan Atsız, daha sonraları Deniz Yolları'nın Mahmut Şevket Paşa adlı vapurunda kâtip muavini olarak çalışmış ve bu vapurla İstanbul-Mersin arasında birkaç sefer yapmıştır. Üniversite Yılları ve İlk Fikirler 1926 yılında İstanbul Dârülfünunu'nun Edebiyat Fakültesinin "Edebiyat Bölümü"ne ve İstanbul Dârülfünunu'nun yatılı kısmı olan Yüksek Muallim Mektebi'ne kaydolan Atsız, bir hafta sonra askere çağırılmış, tecil isteği kabul edilmeyen Atsız askerliğini 9 ay olarak 28 Ekim 1926-28 Temmuz 1927 tarihleri arasında İstanbul'da Taşkışla'da 5. piyade alayında er olarak yapmıştır. Ahmet Naci adlı arkadaşı ile birlikte hazırladığı 'Anadolu'da Türklere Ait Yer İsimleri' adlı makalenin Türkiyat Mecmuası nın ikinci cildinde yayınlanması ile hocası olan Mehmet Fuad Köprülü' nün dikkatini çeken Atsız, 1930 yılında Edirneli Nazmi'nin divanı üzerinde mezuniyet çalışması yapmıştır ('Divân-ı Türki-i Basit, Gramer ve Lügati', 1930, 111 s. Türkiyat Enstitüsü Mezuniyet Tezi, no 82). Aynı yıl Edebiyat Fakültesi'nden mezun olmuştur. Atsız'ın sınıf arkadaşları arasında Tahsin Banguoğlu, Ziya Karamuk, Orhan Şâik Gökyay, Pertev Nâili Boratav, Nihad Sâmi Banarlı gibi isimler yer alıyordu. Mezuniyetinden sonra Edebiyat Fakültesi Dekanı olan hocası Prof. Dr. Mehmet Fuad Köprülü, Maarif Vekâleti'nde Atsız için girişimde bulunarak, Yüksek Muallim Mektebi'ni öğrenci olarak bitirdiği için, liselerde yapması gereken 8 yıllık mecburi hizmetini affettirmiş ve 25 Ocak 1931'de Atsız'ı kendisine asistan olarak almıştır. Atsız, yine 1931 yılında Dârülfünunun felsefe bölümünden mezun olan ilk eşi Mehpare Hanım ile evlenmiş, ancak 1935 yılında ayrılmıştır. Atsız, 15 Mayıs 1931'den 25 Eylül 1932 tarihine kadar Atsız Mecmua (17 sayı)'yı çıkarmaya başladı. Mehmet Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Abdülkadir İnan gibi edebiyat ve tarih bilginlerinin de içinde bulunduğu bir kadro ile yayın hayatına atılan bu Türkçü ve Köycü dergi, devrinde ilim, fikir ve sanat alanında çok tesir yaratan Türkçü bir çığır açmış, âdetâ Cumhuriyet devri Türkçülüğünün öncüsü olmuştur. Atsız, kendini tanıtmaya başlayan ilk yazılarını (H. Nihâl) imzası ile, hikâyelerini de (Y.D.) imzasıyla, bu dergide yayınlamaya başlamıştır. 1932 Temmuzunda Ankara'da toplanan Birinci Türk Tarih Kongresi esnasında, Prof. Dr. Zeki Velidi Togan'a Dr. Reşid Galib'in yaptığı eleştiriler üzerine Atsız, içerisinde ikinci eşi Bedriye Atsız ile Pertev Nâili Boratav' ın da bulunduğu 8 arkadaşı ile, Dr. Reşid Galib'e "Zeki Velidi'nin talebesi olmakla iftihar ederiz" diyen bir protesto telgrafı çekmiş ve bu telgraf üzerine de Reşid Galib'in tepkisini üzerine çekmiştir. 19 Eylül 1932'de Reşid Galib, Maarif Vekili olmuştu. Kısa bir süre sonra da Mehmet Fuad Köprülü'nün dekanlıktan ayrılması üzerine Edebiyat Fakültesi Dekanlığı'na vekâleten bakan Ali Muzaffer Bey asâleten tâyin edilmiştir. Reşid Galib, Atsız Mecmuanın 17. sayısındaki 'Dârülfünun'un kara, daha doğru bir tabirle, yüz kızartacak listesi' adlı makalesi nedeniyle Edebiyat Fakültesi Dekanı'na baskı yaparak, 13 Mart 1933 tarihinde Atsız'ın üniversite asistanlığına son vermiştir. Atsız, 1975 yılının kasım ayının ortalarında hasta olduğundan şüphelenmiş, ancak yapılan muayene ve testler sonucunda bir hastalık bulunamamıştır. 10 Aralık 1975 Çarşamba gününün akşamı kalp krizi geçirmiş, gelen doktor enfarktüs olduğunu anlayamamıştır. Ertesi akşam Atsız yeni bir kriz geçirmiş, 11 Aralık 1975 Perşembe günü vefat etmiştir. 13 Aralık 1975 tarihinde Kurban Bayramı'nın ilk günü Kadıköy Osmanağa Câmii'nde Kılınan ikindi namazını müteakip Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir. Türkçülüğün öncülerinden olan Nihâl Atsız, Turancı çevreler tarafından aynı zamanda güçlü bir Türkolog olarak kabul edilir. Bu çevrelere göre Türk dilini, tarihini ve edebiyatını gayet iyi bilen Atsız, özellikle Türk tarihinin Göktürk kısmında uzmanlaşmıştı. Çok sevdiği bu devreyi "Bozkurtların Ölümü" ve "Bozkurtlar Diriliyor" adlı iki eser ile romanlaştırmıştır. "Deli Kurt" adlı romanı Osmanlı tarihinin ilk devrelerinin romanlaştırılmış şeklidir. "Ruh Adam" 'daki Selim Pusat'ın şahsiyetinde Atsız'ı görürüz. "Ruh Adam" 'ın devamı olarak "Yalnız Adam" 'ı yazacağını söylüyordu. Yine yazacağını bildirdiği bir eseri de Bozkurtlar serisi'nin 3. cildi idi. Yayınlanmamış eserlerinin içerisinde "II. Mahmut'tan Günümüze Kadar Osmanlı Hanedanı Tarihi" adlı bir eseri de vardır. Nihâl Atsız'ın şiirleri "Yolların Sonu" adı ile kitap halinde basılmıştır.