Eski büyüklerin torunlarına "Uluma, yağmur yağdıracaksın." demelerinin temelinde de yine hayvanlarla ilgili kadim bir bilgi vardır. Kurtlar fırtınalı yağmurlar gelmeden evvel uzun uzun ulurlar. Bunu aslında fırtınalı yağmuru haber vermekten ziyade çağırmak için yaparlar. Uluyarak fırtınayı çağırırlar ki yağmurdan sonra geyiklerin taze ot fışkıran açık bölgeye akın etmelerini ve avlanmayı beklerler...
Su doğanın belleğidir. Aktığı her yerden bilgi toplar ve başka yerlere taşır. Çeşme suyuyla nehir suyunun arasındaki fark, birinin dünyanın
bilgisinden yoksun, diğerinin dünyanın bilgisiyle dolu olmasıdır. Bu nedenle insanlar nehirden su içtiklerinde ruhsal bir doygunluk hissine ulaşırlar. Bazı nehirler şifalı ve kutsal olarak tanımlanır, çünkü o “damardan” şifanın gücü akar.
Şamanların toprağa büyük saygısı vardır. Eski çağlardan bu yana özellikle Orta Asya Türklerinde burnu kalkık çizme ve çarıklar giyilmesinin nedeni de toprağa duyulan saygıdan dolayıdır. Çarıkların toprağa batarak ona zarar vermemesi için uçları yukarı doğru kalkıktır.