"siz ordunuzun ve milletinizin şerefini tamamen müdafaa ettiniz, vaziyetiniz kısmen Plevne'deki Osman Paşa'nın vaziyetidir. Sizi harp esiri olarak kabul etmiyorum, padişahın ve Türk milletinin misafirisiniz."
(...) şahsıma verilecek bir milyon İngiliz lirasına bir İngiliz ordusunun hürriyeti. Kumandan anlaşılıyordu ki Türk subayları ve askerini ve İttihatçıları tanımamaktadır. Bu teklif heralde başka şartlar içinde yapılsaydı tek cevap, silahımın namlusundan çıkacak tek kelime olurdu. Ne var ki inatla dövüşen ve sempati duyduğum bir İngilizle karşı karşıya bulunuyordum.