Çehrelerinde,ellerinde,konuşmak için ağız açışlarında,sükutlarında,bir ideali değilse bile büyük bir ümidi eskiterek yaşadıkları, delik deşik olmuş bir şemsiye altında barınır gibi,çok güzel,çok parlak bir şeyin harabesine sığınmış oldukları görülüyordu.
Ahmet Hamdi Tanpınar / Bir Tren Yolculuğu
Sürüp giden yokluklara maruz kalmış , savaş yüzünden paramparça olmuş , şehri yeniden inşa etmenin getirdiği zorluklardan ve yöneticilerinin işledikleri hatalardan perişan olmuş bu insanlar , belli bir asalet içinde hayatta kalmaya çalışıyorlar. Onarım görmüşler ama kırılıp dökülmemişler.
Günde yirmi dört saat sürdürülen gazete edebiyatı , insanın sağduyusunu , sonunda metaforları kelime anlamıyla kabul etme raddesine getirene kadar yok ediyor.