Eski zamanlar köylerde tandırlar var
Hangi genç kızın hayalinde bir bahar yatar
Çocukluğunda seçilmek kime göre iftihar
Bu tanışın sonunda bellidir ki aşk yatar
Herkese gönülsüz kalan o delikanlının belki de gönlünde gizli bir aşk doğar
Edilen zalimce laflara kızgın çoktan
Kim bilir naif sevgiler ne denli alıngan
Hangi evlatsın bi babadan yadigar
Anan artık emanete sahip çıkan bir komutan
Hangi bahtların rengi karadan
Kim bilir kaç ay gözleri çıkmaz yaştan
Hangi devrin böyle asil kadınları var
Sırtında eski bir esbap
Soranlara ihtiyar sansınlar
Bir kaç hüdasızın ağzından çıkmış laflar
Dul kadını hangi yazısız maddelere bağlar
Kaç savaş verdi bu toprak üstü darda
Hepsinde nasıl sadık bir yar
Gece gizlice girilen pingelde dört yetimin rızkı var
"Korkun aklını gölgelemesin" demiş. Oğuz Atay
Nasıl yaktın çocukları o korkularla sanki birer infaz
Şimdi yaş geçmiş ömür geride kalmış alınacak bir kaç nefes bir de gönül kalmış
Ancak hangi vedalarda vakitler olmadı ki dar
Zamansız olmayan ölüm yok kaç savaş verdi bakmaz ömür
İçte kalan ukdelerin her biri sözde nasip
Bize nasip olmayan onca şeyin hayrını sorgulamaz
Bir ölüm değil, bir kayıp değil, bir son hiç değil
Belki bi kavuşma, belki de bir ayrılık var
Ama hikayeler devam eder sonsuza kadar
Bazen sadece dilden dile ama kalplerde hep daha fazlası var