Senem B.

Baştan başlama isteği, hayatının bir kısmında kontrolün hiç de kendisinde olmadığını fark eden insanın kontrolü tam yetki geri alma arzusundan kaynaklanıyor.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sistem, yalnızlığı kötü bir şeymiş, kaçılması gereken bir arızaymış gibi konumlandırıyor. Çünkü biliyor ki insan yalnız kaldığında, o sessizlikte 'Neden?' diye sormaya başlar. Bu sorunun önünü kesmek için bizi sürekli bir meşguliyetin, bir yapılacaklar listesinin içine atıyor.
Çaresiz insan durur, yetersiz insam ise o boşluğu doldurmak için sürekli tüketir.
Günümüzde artık kimse bireysel deneyimler yaşamıyor; herkes kocaman bir duygu ekosisteminin içinde 'nasıl hissetmesi gerektiğini' bulmaya çalışıyor. İnsana sadece nasıl hayat yaşaması gerektiği dikte edilmiyor, nasıl hissetmesi gerektiği de öğretiliyor. Duygular Kaiten-zushi'de ( döner bantlı suşi restoranı) olduğu gibi hazır bir şekilde önümüzden geçiyor ve biz, bize uygun olanı seçiyoruz.
Bireyin değişme çabası, fark etmeden toplumsal değişimin küçük bir parçasına dönüşür. Ve tam da bu yüzden, değişimi istemeyenler yüzyıllardır insanlara düşünmemelerini, 'neden' diye sorgulamamalarını söyler. Çünkü "Neden?" demek, önce iç dünyayı, sonra etrafı, en sonunda da düzeni sarsar.