Alacakaranlık'ın eski okurları bu kitabın ismini önceden bilir hatta benim gibi neredeyse fanlar yıllarca bekledi. O zaman internete sızması nedeniyle ertelenen kitabın bu yıl çıkmasıyla hemen alıp okudum. Bu kitap benim çok objektif olamayacağım serilerden biri çünkü daha kapağını açar açmaz nostalji duygusu sardı her tarafı. Kitaba geçersek hep Bella'nın ağzından dinlediğimiz hikayeyi bu sefer karamsar prensimiz Edward'dan dinledik beni açıkçası Bella'dan daha çok etkiledi. Kendine dair olumsuz düşünceleri ve Bella'ya olan bağlılığı yıllardır aklımızda oluşan cool yakışıklı vampir tipini tamamen yıktı geçti. En büyük aşk Bella tarafından yaşanıyor sanarken aslında Edward'ın çağların çok dışında sevgisine tanık olduk. Bire bir aynı olmayan sahnelerle de biraz ezber bozarken biraz da yeni bir kitap okuyormuş gibi hissettim ayrıca Edward'ın düşünceleri duyma gücü sayesinde aslında bu kitap sadece Edward tarafından değil de kalan herkes tarafından bu hikayeyi anlattı. Her zaman serilerden çok sonra çıkan devam kitaplarının seriyi bozduğunu düşünsem de bu kitapta onu yaşamadım büyük ihtimal yazım başlangıcının seriye yakın olmasından dolayı. Sonuç olarak ben çok sevdim