Ama konuşacak bir şey bulamadık, gülüştük, ağlaştık, birbiriyle ilgisiz binlerce söz ettik; kaldırımlarda yürüdük, aklımıza esti birden geriye döndük, kendimizi yolun karşısına attık; derken durduk, yeniden nehir kıyısına gittik; çocuklar gibiydik...
Tutarsız, hercai biri olduğumu sanmayın, öyle kolay ve çabucak unutabildiğimi, sırtımı dönebildiğimi düşünmeyin... Bütün bir yıl onu sevdim ve asla, ama asla onun güvenini sarsmayacağıma, bunu aklımdan bile geçirmeyeceğime yemin ettim.
Diyelim ki size âşık olsaydım, yani sadece... Ah dostum, dostum! Ne diyeceğimi bilemiyorum, ne denir, bana âşık olmadığınız için sizi övdüğümde sizi nasıl da küçük düşürmüş, aşkınızla nasıl da alay etmiş oldum!.. Tanrım! Bunu nasıl tahmin edemedim, nasıl göremedim, ne aptalmışım, ama... peki, peki, karar verdim artık, her şeyi söyleyeceğim.