Öğretmenlerinin verdiği payı cebine koyduğunda, kampüsün hemen aşağısındaki mahallelerde, ayakkabısı yırtık, defteri eksik çocuklar gördü. Seren, Hüseyin Hoca’nın o zarfındaki paranın bir kısmıyla hemen o çocuklara kalem, defter ve kışlık botlar aldı. “Hocam,” diye fısıldadı içinden, “sen bana sadece para değil, bir mirası devrettin. Ben de bu mirası İstanbul’un arka sokaklarına dağıtıyorum.