İçinde baskı duygusunun doğurduğu öfkeden de köklü olan hayatın anlamsızlığı,boşluğu duygusuyla nasıl da yeniden o yaşlı kadının karşısına çıkacağını düşünürdü.
Seçme hakkına sahip olmadığı ama ister istemez kendisine aktarılan aktarılıncaya kadar da nice damarlarda uzun uzun dolaştığı sırada kim bilir ne öfkelerle ne vahşetler ne dayanılmaz arzularla beslenmiş bir kanın köklü bağından gelen bir alışkanlıkla koşuyordu.İstesem durmadan koşabilirim,diye düşündü.Koşar,koşar,arkama dönüp bakmayabilir,onun yüzünü bir daha hiç görmeyebilirim.Ama yapamam bunu,yapamam.