Almanca’da eski bir deyim vardır: Ortadan toz olmak. Tam bu deyimin gösterdiği
fiili yaptım işte: Toz oldum. Özgürlüğü seçemeyeceğime göre, başka çarem yoktu.
Bakışların ışık mı?
Saçların sarmaşık mı?
Yıldız mısın, güneş mi?
Alev misin, ateş mi?
Neden sessiz bakıyorsun?
Beni niçin yakıyorsun?
Çiçek gibi her bir yanın.
Söyle, nedir adın, sanın?
Büyük bir iç huzuruydu gereksinmem, onsuz olmayacaktı. Şu anda elde ettiklerimi, kafesimdeki ilk günlerin ardından içimi dolduran huzura borçluydum belki.
Aklıma gelmişken, insanlar çoğu zaman
özgürlük diyerek birbirlerini aldatıyorlar; özgürlük en yüce duygulardan sayılıyorsa, onun yolunda aldanma da en yüce aldanma sayılıyor.