Seni en son gördüğümde sinirli kızgın kırık yorgun ağlamış yani kısacası tüm boktan duygularla birlikte karşıma oturmuş neden bu şehri terk edip gitmeye karar verdiğini anlatıyordun bana . Ben ise .. ben mi herzamanki bok cool tavırlarına bürünmüş seni dinliyordum içim mi parçalı bulutlu atlantik fırtınası..
Güneş tam tepede .. Martılar etrafımızda dolanıyordu sanırım çürümüş etimin kokusunu almışlardı akbaba gibi . Çanakkale boğazı bilindiği üzere rüzgarlı titriyorum ama soğuktan değil heyecandan . Ne haldesin bilmemekten..
Nereden başlasam bilmiyorum elimi nereye atsam kanı yeni kurumuş ince bir intihap tabakası ve altı ucuz insan kanı... Bu sabah gözümü açtığımda feribottaydım Çanakkale kordon limanına yanaşmakta olan feribotta...
Şuan üstüm başım leş ,kan ter içinde yataktan fırladım. Biliyorum tam bir umutsuz vaka. Biliyorum şaşırıcaksın bu kelimeleri herhangi bir yerde okuduğunda çünkü ben aşağılık içine kapanık bir oruspu çocuğuyum. Devamı mı geliyo..