Vahşi maymunlarda konformizm üzerine yapılmış en zarif deneylerden biri Hollandalı primatolog Erica van de Waal tarafından gerçekleştirildi. Bu deneye hayranlık duymamak elde değil. Kültürel çalışmalar konusunda itici bir güç olan Andy Whiten ile bir araya gelen van de Waal bir Güney Afrika rezervinde yaşayan vervet maymunlarına mısırla doldurulmuş açık plastik kutular verdi. Bu siyah suratlı grimsi küçük maymunlar mısıra bayılırlar, ama dikkat etmeleri gereken birşey vardı: Biliminsanları onları değiştirmişti. Kutularda iki farklı renkte mısır vardı: mavi ve pembe. Renklerden birinin yenmesinde sıkıntı yokken diğeri aloe ile kaplanmıştı, bu onları tiksindirici kılıyordu. Hangi rengin yenebilir olduğuna bağlı olarak bazı gruplar maviyi, diğerleri pembeyi yemeyi öğrendi.
Bu tercih çağrışımsal öğrenme ile kolayca açıklanabilir. Ama araştırmacılar daha sonra tat bozucu müdahaleyi ortadan kaldırıp yeni yavruların doğmasını ve komşu bölgelerden yeni erkeklerin gelmesini beklediler. İkisi de aynı derecede iyi olan her iki renkten mısırları birkaç grup maymuna sunup onları izlediler. Tüm yetişkinler, edindikleri tercihe inatla tutundular ve diğer rengin düzelmiş tadını keşfetmediler. Yirmi yedi yeni doğmuş yavrunun yirmi altısı da yalnızca yerel olarak tercih edilen yemeği yemeyi öğrendi. Tıpkı anneleri gibi, diğer renk mısıra rahatça erişebildikleri ve onlar da ilki kadar iyi olduğu halde diğer renge dokunmadılar. Bireysel keşifler açıkça bastırılmıştı. Hatta gençler reddedilen mısırla dolu kutunun üstüne oturup mutlu mesut diğer mısırı yiyorlardı. Bunun tek istisnası olan yavrunun annesinin statüsü o kadar düşüktü ve yavru da o kadar açtı ki arada sırada yasak meyveyi tadıyordu. Öyleyse, tüm yenidoğanlar annelerinin beslenme alışkanlıklarını taklit ediyordu. Erkek
Dişisine kur yapan erkek mürekkepbalığı rakiplerini kandırıp onların endişelenecek hiçbir şey olmadığını düşünmelerini sağlar. Kur yapan erkeğin bedeninin rakibine bakan tarafı dişinin rengine bürünür, bu sayede rakibi bir dişiye baktığını sanar. Ama aynı erkek vücudunun dişiye dönük tarafında esas rengini koruyarak dişinin ilgisini çekmeye çalışır. Bu sayede gizli gizli kur yapmaya devam eder. Çift cinsiyet sinyali olarak adlandırılan bu taktik, yumuşakçalardan değil de primatlardan bekleyebileceğimiz düzeyde taktiksel beceriye işaret ediyor. Hanlon kafadan bacaklılarda gerçeklerin kurmacadan daha garip olduğunu öne sürmekte haklı.
Bu hayvanlar (ahtapotlar) kendilerini savunma amacıyla deri renklerini değiştirdikleri zaman bu karar merkezi komutadan geliyor olabilir, ama muhtemelen deri de işin içindedir, çünkü kafadanbacaklı derisi ışığı tespit edebilir. Kulağa inanılmaz geliyor: görebilen bir deriye ve sekiz adet ayrı bağımsız düşünen kola sahip bir canlı!
Bazı türlerse aynanın temellerini kavrayacak kadar ileri gider. Örneğin maymunlar kendilerini tanıyamasalar da aynayı bir alet olarak kullanabilirler. Eğer bir yiyeceği yalnızca aynayla görülebilecek şekilde bir köşeye saklarsanız, maymun ona ulaşmakta hiç zorlanmayacaktır. Pek çok köpek de aynısını yapabilir: Sizi aynada izledikleri sırada elinizde bir kurabiye tuttuğunuzu gördüklerinde arkalarını dönerler. İlginç biçimde, kavramayı başaramadıkları şey aynadaki kendi benlikleriyle, kendi bedenleri ile olan ilişkileridir. Ama yine de rhesus maymunlarına bunu yapmaları öğretilebilir. İhtiyaç duydukları şey hem aynada görebildikleri hem de bedenlerinde hissettikleri bir işarettir, örneğin cildi rahatsız eden bir lazer ışığı veya başlarına geçirilmiş bir şapka gibi. Bunu geleneksel işaret testi yerine hissedilen işaret testi olarak alandırmak daha doğru olur. Yalnızca bu koşullar altında maymunlar kendi yansımalarını bedenleri ile ilişkilendirebilirler. Bu tabii ki kuyruksuz maymunların yalnızca görme duyusuna dayanarak kendiliğinden yaptıklarıyla aynı şey değildir, ama altta yatan bilişin bir kısmının ortak olduğuna işaret eder.