Hayatın tuhaf bir ritmi var.
Tamamen ayırdına varabilmek biraz zaman alıyor.
Yıllar.
Hatta asırlar.
Basit bir ritim değil bu.
Ama yine de bir ritim.
Tempo sürekli iniş ve çıkışlarla değişiyor; yapıların içinde yapılar, örüntülerin içinde örüntüler var.
Akıl karıştırıcı..
Ama pes etmezseniz o aşinalığın içindeki unsurlar netleşiyor.
Şu anda ritim hızlanıyor..
Her şey aynı anda oluyor.
Örüntülerden biri budur:
Hiçbir şey olmuyorken,olan şeyler de durur ama bir süre sonra bu hareketsizlik fazla gelir ve davulların çalmaya başlaması gerekir.
Bir şey olması gerekir.
Genelde bu ihtiyaç sizden kaynaklanır.
Bir telefon görüşmesi yaparsınız. “Böyle yaşamaya devam edemem, değişmem lazım.” dersiniz.
Ardından kontrolünüzde olan bir şey gerçekleşir.
Sonra hiçbir şekilde kontrol edemeyeceğiniz başka bir şey olur.
Newton’ın üçüncü hareket yasası.
Etki tepki yaratır.
Bir şeyler olmaya başladığında,başka şeyler de olmaya başlar.
Ama bazen neyin niçin olduğunun, neden bütün otobüslerin aynı anda geldiğinin,hayattaki şansların ve acıların neden üst üste geldiğinin birçok açıklaması yoktur.
Tek yapabileceğimiz,örüntüyü,ritmi gözlemlemek ve yaşamaktır.