#kitapyorumu
MÖ 2650 yılında Mısır Ülkesi Sakkara' da başlıyor Lateef 'in hayatı. Kendisi Firavun'un kardeşi ve özel gücü var, zamanı geriye alabiliyor. Fakat o dönemde büyük suçlardan olduğu için mistik güçler bunu saklıyor. Bir çiftçinin kızı olan ve kendi istediği ile tapınakta hizmet eden Mariska adlı genç kıza aşık olur Prens Lateef. Abisi Firavun bu kızın mistiklerden olduğunu biliyordur ve Lateef'e oyun oynar. Abisine ilk önce inanan Lateef gerçeği fark eder fakat artık çok geçtir. Mariska 'nın kalbini çoktan sökmüştür ve maalesef öleni geri getirememektedir. Mısır'ı abisinin başına yıkar ve oradan yollara düşer.
Yaklaşık 2000 yıllık bir ömrü olan Lateef, Sümer Ülkesi'nde Ur şehrine kendini kabul ettirir. Gerçek kimliğini söylemez ve Mısırlı denilmesini ister. Okuma - yazma bildiği için onu Tablet evinde hoca yaparlar. Buradan katipler yetistirirler. Bu eğitim çok zor ve uzun yıllar almaktadır. Tarihin ilk okullarında kızlar okula gitmiyor , hatta sokağa bile çıkmaları yasak. Başlarına kötülük gelmesinden korktukları için yapıyorlar bunu o dönemde.
İstenmeyen çocukların sokağa atılması gibi garip ilkel olaylar normalmiş gibi yaşanıyor. İktidar savaşları, tanrılar, tapınaklar arasında yaşanan entrikaları heyecanla okudum.
Büyük Tufan ile ilgili sonundaki hikâye de gerçekten ilginçti.
Sizler de benim gibi tarihi kurgu kitaplarını okumayı seviyorsanız masal tadında acaba gerçek mi diye sorgulatan bu kitabı okumanızı öneririm