Penceremin perdesini havalandıran rüzgâr... Denizleri köpük köpük dalgalandıran rüzgar...
Gir içeri usul usul, beni bu dertten kurtar...
Yabancısın buralara... Nerelerden geliyorsun?
Otur dinlen başucuma...
Belli ki çok yorulmuşsun...
Bana esmeyi anlat...
Bana sevmeyi anlat...
Bana esmeyi anlat...
Esip geçmeyi anlat.
“Sevgi öldürmez, yalnızca hayat verir.”
Oysa ben... Oysa ben hiç sevilmemiş bir ruha sahip olmama rağmen bunu biliyordum. Bağırmak istedim. Haykırmak istedim. Ben küçücük bir çocukken hiç sevilmediğim hâlde sevginin umut verdiğini, yaşattığını biliyorum. Senin gözlerin ölümü çağırırken bana nasıl bunu sorarsın diye çığlık atmak istedim.