Salihh

Salihh
@Salih_Kerimoglu
Bilinç hastalıktır
Özel Eğitim Öğretmenliği
Hatay
38 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız o mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız o mahur beste çalar Müjgan’la ben ağlaşırız bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı gittiler akşam olmadan ortalık karardı bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara simsiyah bir teselli olur belki kalanlara geceler uzar hazırlık sonbahara Atilla İLHAN
Reklam
Günde binlerce kelime kullanıyoruz hiçbiri yerine ulaşmıyor. Ulaşsa hakettiği gibi ağırlanmıyor ya da kapı önünden defediliyor. İstediğin kadar zımbala nafile. Bu işler böyle.
Kar yağar lapa lapa tipidir gelir geçer... Yan yana sırt üstü yatan ölüler akşam uyur tandıramaz ateşini yandıramaz Gün ağarır şafak söker kimsecikler gitmez suya ezilmiş başlarıyla ölüler vardılar uyanılmaz uykuya Ses edip geceye beyaz taşından kışlanın saati çaldı ikiyi. Ne çabuk lahzada bitti yaşamak Kimisi altı aylık, kimisi sakalı ak, kimi on üç, on dört yaşında; kimi yola gidecek kimisi mektup bekler yan yana sırt üstü yatan ölüler... Yayıkta yağ vardı, dövülemedi, akpeynir torbaya koyulamadı, hasret gitti ölüler dünyaya doyulamadı... Nazım Hikmet
Çürüdük. Çürüdükçe babalarımız Babalarımız koktu toprağa döktük Toprak koktu toprağı Allah’a döktük Allah çoktu cehennemi cennete döktük. Döktük gitti aklımız ,al passiflora iç! Ali gelme okul çökmüş seni şanslı piç! Göklerdeki babamız geç kalmazdı hiç? Uyandık. Uyandıkça sakallarımız Sakallarımız vardı dervişe kestik Devlet aciz, rahmet olduk yolları kestik Mecbur kaldık cesetlerden kolları kestik. Kestik, boş tabuta bari bir uzuv girsin Bitsin bu azap burada, dünyada bitsin Bağırmayan taraftar siktirsin gitsin Onur Ünlü(Ah Muhsin Ünlü)
Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim, akar suyun, meyve çağında ağacın, serpilip gelişen hayatın düşmanı. Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına: - çürüyen diş, dökülen et -, bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler. Ve elbette ki, sevgilim, elbet, dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya, dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: işçi tulumuyla bu güzelim memlekette hürriyet… Nâzım Hikmet Ran
Reklam