1.
uzar yoksulların kışı
tekrarlanmış bir aşkta çiçekler döker gibi,
kar çağıran vakitlerin encamından habersiz
alışılır mızrakların ortasında rüya bekleyişine
çarşı iznine çıkmış bir güvercin taklidinin
yoksuldur kar yağınca dem çeken bir güvercin,
sınıfa giremeyen kumral kış öğrencisi
telaşlı kar taneleri belki bir üzgün dalgıç
inci olsa süzülüp bulur derinliği
2.
gece ışığını bağışlamıyor kar cömert
düşkurma balkonlarının kendini beğenmiş ikindisi
hiç yaralanmamış ya topal bir usta gibi
yürümeye düzayak uçurumlar öneriyor
3.
diyelim ki şairsin, yüzünle yaşıyorsun,
kalbin uzak takviminde yerleşik,
şehre boğuk sesiyle ziller yağdıran
tarih: karanlıkta izini süren tek gemi
şimdi balkona çıksan sokaktan üç adam geçse