Hikayemiz kırık bir aynanın içinde başlamıştı, ne tarafa atsak adımımızı ayaklarımız kanıyordu, her yer parçalanmış cam kırıklarıyla doluydu, ne manzara tasviri ne kimlik teyidi neyin karşısına koysak suretimiz dağılıyordu. Yekpare bir camın içinde oturduğumuzu söyleyenlerin şarkısını dinleyerek büyümüştük, kahramanlar çağının kayıp imgesinde kendi yüzlerini tanımlayanların sözlerini biriktirerek, biz neye bağlansak ipleri çözülüyordu dünyanın, bir ahkam kesişin sol tarafında saf tutanların yanında dursak bile keskin bir cam parçası batıyordu birbirimize değdiğimiz yerlere. İstediğimiz kendi sesimizi çoğaltabileceğimiz başka seslerdi..