Frigya'nın ünlü kralı Midas çocukken, uyuduğu sırada karıncalar onun ağzına buğday taneleri doldururlarmış. Son derece zengin olacağı öngörülmüş ve olmuş. Platon'da bebekken beşiğinde uyuduğu sırada arılar dudaklarını konarlarmış. Bu olay da onun belagat sahibi birisi olacağına yorulmuş.
Yemek ve şarapla tıka basa uykuya dalarsak rahatsızlık verici, huzur bozucu rüyalar görürüz. Sokrates, Platon'un Devlet eserinde şunları söyler: "Uyuyan insanın ruhundaki akıl ve mantık ile ilgili kısim uyuşarak gevşer. Öte yandan dengesiz içecek ve yiyecekle iyice uyuştuğunda ruhun diger kısmında bulunan yabanilik ve vahşilik uykudayken dengesizce coşmaya meyillidir. Böyle bir durumda kişiye görünenler, akıl ve mantıktan yoksundur. Kendisini annesiyle, başka bir insanla ve tanrıyla ya da genellikle hayvanla sarmaş dolaş biçimde görebilir. Birisini katledip haksız yere elini kana bularken ve düşüncesizce, arsızca iğrenç ve rezil pek çok şeyi yaparken görebilir.
Harici şeylerin kalp üzerindeki etkisini erkekler bilmiyorlar. Mesela bir saat evvel sana, 'Mumu söndür!" dediğim zaman acaba gönlümden geçen şey uyku muydu? Hayır! Erkekler kadınların dilini anlayamıyor! Ah! Siz hiçbir zaman bizim sözlerimizle fikirlerimiz arasındaki ilişkiyi anlayamayacaksınız!
Aşkın bir kavga hissi olduğunu ve uzun bir asayişin huzur dolu kucağına terk edilmesi halinde evvela uykuya sonra da edebi uykuya dalacağını biliyor… Âşığının sevgi dolu yüreğinden kendisini kapıp kaçmak isteyen bir kimsesi olmayan kadın, her dakika aşk zirvesinden yuvarlanma tehlikesindedir.