"Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın hocası Piri İsmail Fakîrullah hazretlerine sormuşlar:
-Talebenizin bu kadar kitabı var, sizin bir kitabınızı işitmedik; nedendir?
--İbrahim Hakkı' yı biz yazdık, cevabında bulunmuştur."
"Kabiliyet ver eğer vaslına nâ-kâbil isem
Yeniden ver bana sermayeyi bî-hâsıl isem
Hâlimi kâle bedel eyle eğer nâkil isem
Müstaîd kıl yoğısa lutfuna isti'dâdım
Sana güçlük mü var ey şâh-ı kerem mu'tâdım." Şeyh Galip
(Yarabbi sana kavuşmaya kabiliyetim yoksa bana kabiliyet ver. İhsan ettiğin sermayeyi kötüye kullanıp çarçur ettimse kerem et, bana yeniden ver. Sözümü hâlime uygun et Yarabbi. Eğer senin lütfuna istidadım yoksa ihsan et, istidat ver bana, veren sensin. Sen kerem sahibisin, kerimsin, bu senin ahlakındır.)