Gerçek medeniyet, ilahi metod gereğince yeryüzünü imar eden medeniyettir. Dünya ve ahireti, ceset ve ruhu, amel ve ibadeti birleştiren medeniyettir. Maneviyatı, beden, akıl ve ruh gücüyle insanı tamamen ele alandır. Madde dünyasındaki becerisi ve değerler dünyasındaki yüceliği ile... İşte en yüce ufuklardaki "insan" medeniyeti... Ayakları yeryüzünde hareket eden, kalbi gökyüzüne bağlı olan medeniyet...
Belirli bir şahsa/şeye sınırı aşan bir saygıda bulunmak, insan kalbinin afetlerinden biridir. Çünkü bu saygı, kutsallaştırmaya; sevgi de kulluğa dönüşür.
"La İlâhe İllallah'a" imanın, dünya ve insan hayatında herhangi bir etkisinin bulunmadığı düşüncesi, yüzeysel bir düşüncedir. Bu düşünce, ancak imanın tadını alamamış, kalpleri imanın tadıyla karışmamış kimseler tarafından ortaya atılır.
"Allah'ın kulları üzerindeki hakkı nedir, bilir misin?
Allah'ın onlar üzerindeki hakkı, insanların O'na ibadet etmeleri ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır."